Ölü buğdayı savurdum; toprağa
Dirildi; kalktı havaya
Yetinmedim, biçip kestim
Değirmende iyice ezdim
Çocukluk ve gençlik çağımızdı; ham idik o yıllar
Henüz yeni terliyordu, yüzümüzde çıkan kıllar
Burnumuz dikine, yüksekten uçuyordu akıllar
Aklımızla övünürken, bugünleri de gördük evlat
Okulu asmak bir hünerdi, cam kırmak ise güldürü
Bu topraklar, senin için olsun, sin
Cehennemin köz yerine giresin
Sana diyorum, eli kanlı hain
Bu kervan yürüyecek, bilesin
Bu ülkede hala, karnın mı doymadı
Ancak bir umut olarak geldim kapına
Görünmez ve bulutsu
Dumana benziyorum, sisliyim
Dağılacak gibi umutsu
Bekliyorken açarsın diye kapını
İnsan tek başına nefes alıyorsa
Tutunmadan ayakta kalıyorsa
Ve zamandan bir miktar çalıyorsa
Bunu durup düşünmek lazım
Ana rahmimde yazılırsa kader yazısı
Burası dünya
İkinci milenyum
Toplandı; masanın etrafındakiler
Karar verme günü
Yer, BM Binası
Konu, Dünyada Sosyal Adalet
Bursa
Yeşil şehir, Osmanlı'nın ilk merkezi
Görünce, hayran bırakır herkesi
Bursa
Doğduğum şehir, evliyalar beldesi
Hani sen, telefonuma mesaj atmıştın ya
"Paris'ten sevgilerle" diye
Ben, Tophane'de çay içiyordum
O sıra
Bursa'yı tepeden izlerken
Ve Bursa'yı içime çekiyordum
Bir sıkımlık kartopu idi; sevdan
Şahikalardan düştü; yüreğime
Yuvarlandıkça büyüdü; giderek
Sığmaz oldu; ruhumun serinliğine
Şaka değil bu, beklenmedik çığ
Ağlama ardımdan
Sakın
Gösterme gözyaşlarını
Ayakta kal, dimdik
Böyle olmasını, isterdim
Hatırla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!