Temmuz günlerinden biriydi
Srebrenitza’da
Ve tavan yapmıştı sıcak
Yıl 1995
Sırp postalları aşındırırken Bosna’yı
Çığlıklar yükselecekti; semaha
Hep boşunaydı; onu sevdiğim
Onun bundan haberi olmadı
Hep boşunaydı; iç geçirdiğim
O, beni hiç duymadı
Korkardım; etrafında dolanmaktan
Nihavent bir şarkının makamında, silinir kulaklarım
Özlemin ateşiyle, kor misali yanar dudaklarım
Her gece rüyalarımda, sen diye hayalini kucaklarım
İçine sinmiyorsa, bu sevdam, boş yere gelme
Sıladan yağan yağmurlar, hatıran ile eşdeğer
Sert geçerdi kış ayları, sırtımızda yapağı örme kazak
İçimiz titreyerek giderdik, okulumuz olsa da çok uzak
Panzoid çantamızı yapardık, bayırdan kaymak için kızak
Parmak uçları sökük eldivenlerle, böyle büyüdük işte biz
İtler dostumuzdu, iptendi tasması, gezerdik köy kasaba
Titreten soğuklarda
Hep bu köprü altını eğlerdik
Bunaltıcı sıcaklarda
Hep bu bankta gecelerdik
Anne ve babasızlığın adını
Hep bu sokaklarda hecelerdik
Gökyüzünde kandiller yanıyor
Cümle âlem, müjdelere kanıyor
Gaflette olanlar pişman, bu gece
Rabbe yalvaranlar, beratını alıyor
Götürdüler beni, karanlık bir odaya,
Hem de zifiri karanlığa
Üzerimde beyaz elbise, yakasız
Ayaklarım çıplak, ayakkabısız
Ruhlar âleminde, birer metafiziktik
Bedenle tanıştık, ana rahmine düştük
Alışamadık dünyanın havasına, yelinde üşüdük
Uyku sandık ölümü, toprağı yatak diye döşedik
Berzah dedikleri, birer bekleme odasıymış
Besmele ile başlanırken, her işe
Asılır ameller, en yüksek kirişe
Toplar besmele kırıntılarını günahlılar
Beklerken cehennemdeki girişe
Besmele adı ile açılırken, dudaklar
Beyaz bir sayfa açalım, hayata
Üzerinde siyah lekeleri olmayan
Beyaz bir sayfa açalım, geceye
Kenetleyelim ellerimizi
Zorluklara inat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!