Soğuk çağlayan akıyor, avuçlarımın içinden
Ter desem; değil, buz gibi sıcak
Yüreğimden mi kaynıyor yoksa bu gayzer
Aşk desem; değil, kordan ocak
İlahi maneviye yakıyor, gözlerimi
Yıl gösteriyordu, hicri 2, miladi 624'ü
Bedr vadisinde kaplıydı; kumdan örtü
Kervan mazeretti; amaç savaştan dürtü
Müslüman ve müşrik ordusuna şahit oldu
Bedr'in kumları
Düşlerim dumanlı ayaz
Ruhum soğuk kirli beyaz
Yine gelmedin bu yaz
Beklemekten usandım, seni
Şimdi uzaklardan gelmek var
Sana boyun büküp, yalvarmayacağım
Zaten bu diyarda fazla kalmayacağım
Giderken, sensizde olmayacağım
Fazla söze gerek yok, şimdi buradayım
Bekliyorum.
Hayata ilk anlamsız bakışlarını
Ağlayışında ki yaşama olan şikayetlerini
Sesindeki titrek serzenişlerini
Ve pamuksu yumuşak ellerini,
Hatırlıyorum, bebeğim
Saklandı Barnabas, İki bin yıllık arada
Sonrasında bulundu; eski bir mağarada
Ve Ordu'nun el koyduğu, o kritik sırada
Adından bahsettirdi; Barnabas İncili
Dört dil nüshasında yazmıştı; Barnabas onu
Yaratanın emrine uy, açma sakın saçını
Şeytan kandırıyor hep, senin gibi kaçını
Bir an evvel değiştir, artık bakış açını
Çağdaşlık kılıfını taşıma, ahirete bayan
Günah yollarına, asla etmeyesin meyil
Bu kaçıncı mücadele, bu kaçıncı savaş
Yeter ey insan oğlu, kan dökme yavaş
Ne savaşlara şahit oldu tarih, asırlar boyu
Ne zaferlerle tarih oldu, bir çok ulus soyu
Babanı dinle oğul, öğrenirsin hayatı
Hiç boşuna değildir, babanın nasihati
Evladın babaya karşı, olsa da kabahati
Öğrenme yolunda ilerle, babanı dinle
Akıllı evlat her daim, baba nasihati dinler
Yıldırım çaktı yüreğime
Ateşi yaktı içimi
Sen istemesen de ben
Yaptım sende seçimi
Bakma kahır çektiğime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!