Laf ola, beri gele
Nasihat almaz hergele
Hak kelamı hak ola
Burada kalmaz mesele
Laf ola, beri gele
HAY adını bilir
HA’YA ile eğilir
HAYAT ile dirilir
Lafz-ı insan
SAY ile dönülür
Bu leke, kan lekesi sanma
Ruj lekesi diye, utanma
Bu, ölümün soğuk öpüşü
Ruhuna kondu diye, alınma
Çağdaşlık, bedensel açılımla bazdır
Bu çağda, imanlı mümin pek azdır
Hak yolunda yürümek, tatlı bir hazdır
Sende bu yolda, listeye adını yazdır
Hayatın tüm tatlarını barındırıyorken, acılı lokum
Ve insan bıkkınlık gösterirken, dese bile yokum
Uzar gider sahiller ipliksi, mavi saydam kıyılarında
Turuncuya boyanır oynanmak üzere, avuçlarda kum
Alışılır zamanla acılarla tatlara, ekşidir tek korkum
Geri döndü, Lulin
Yürekleri hoplatarak
Yüzler endişeli
Diller titrek
Geri döndü, Lulin
Rüzgâra kapılır aklım
Lunapark denince
O uçuşan gondollar
Dönme dolap
Atlıkarınca
Ve, vesaire
Cevheri çevirir madenci, çıkardığı madeni
Madenle müsavidir; madencinin varlık nedeni
Yeraltı taşlarıyla oluyor, bir memleket medeni
Dönüşü gibi karanlıktır; ömrü meçhul madenci
Karanlık galeride saklıdır; madencinin ömrü
Gece soğuk
Yağmur yağıyordu; dışarıda
Ve mahkumu
Sırılsıklam bir ter basmıştı
Uyku desen yok
Düşünce ufku gitmişti; uzaklara
Rutubet kokuyor Mali'de
Bamako yolları tozdan geçilmiyor
Tuaregler bekliyor, elleri silahlı
Zenci karası yüzleri, bakmakla seçilmiyor
Yoksulluk diz boyu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!