Kaybettiğimi anladım seni, yüreğim buruk sıkışık
Boğazımda düğümleniyor anılar, ruhum ise tıkışık
Güzlerime doluyor gözyaşlarım, kışlarıma akışık
Dondursa da sevdan, saygımdan gidesim gelmiyor
Taşkın bu yürek, hayat havuzum hüzünle doluyor
Sıktı; sevdan beni
Artık gidiyorum
Eskisi gibi olmayacak hiçbir şey
Kesinlikle biliyorum
Bu ömür elbet, bir gün son bulacak
Başını koyduğun toprak, yastığın olacak
Zaman bir gün, nasılsa duracak
Vaktin varken, gir hak yola
Ölüm çalmadan, seninde kapını
Kabe'nin hasretiyle, yürekler yanar
Gidemeyenin özlemi, derinden kanar
Nasibe ulaşan, aşk-ı kucakla banar
Paran varken bir kere, git be kardeşim
Allah zenginliği, istediğine verir
Sonunda yaşın ulaştı, kırkına
Hayatı yüklenmiş iken sırtına
Yüreğinde esiyorken, bu fırtına
Giyin eceli, omzundaki hırkana
Yaşın gidiyor, yavaşça elliye
Osman Gazi'nin ata dedesi
Türk'ün gelecek ilk tanesi
Ve Şah Süleyman'ın hanesi
Suriye'de ki Caber Kalesi
Geçmişten Osmanlı kokuyor
Yüreğime hükmeden dişi kadı
Kalbimin derinliğinde kazılı adı
Esmerlerin güzeli, ruh prensesi
O vazgeçilmeyen tatlı bir cadı
Kopsa da gürültü, çıksa da adım
O temiz siyah elbisenle
Yüz sürülen Esvet'inle
Çok çekilen hasretinle
Kutsal Kabe'm, çağır beni
Ey, yüce büyük peygamberle
Yeşili dokundu doğanın
Mavi suyun yüzeyine
Ve fışkırdı arşa doğru
Yüreğin en yüksek düzeyine
Saçlardan sarktı dikenli lüleler
Cennetin gümrük kapısıdır, cami
Nurlu yola götüren en doğru hami
Dualar evrakları, namaz geçiş belgesi
Meleklerin liste tuttuğu yerdir, cami
Yazında serinler mümin, üşür kışında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!