Hayat denen bu gemi
Bizim limana, gider mi?
Dümenin de aşk, sevgi
Bizi mutlu eder mi?
Demir atıp, ayrılık
Ölüm, zamanın odacıklarından ibaret
Bir odadan diğerine geçerken, dikkat et
Ne canlar düştü; bu eşikten
İster taşı bu canı, ister devret
Ne heybetli bedenler geçti; bu diyardan
Demir aldım; sevdanın limanından
Haber bekledim; dostun selamından
Besmele çektim; Allah'ın kelamından
Engin denizlere açıldım; hayr'ola
Çizgi misalidir ufuklar, çıkar önüme
Tatlı bir sözcüktür, sevgi
Dürüstçe ve çekinmeden söylenen
Yürekte biriken gölcüktür
Her damlası ilaç
Şifa yerine geçen
Beni başka yollara, koyma ilahi
İlahi'den gayrısı, olmasın dahi
Yalan değil dilim, söylesin sahi
İllede sen ol, illede sen ilahi
Beni seraba koşma, yorma
Ters çevirdim; kum saatini
Zaman geriye dökülsün
Dudaklarımdan kelimeler
Avuçlarımdan süzülsün
Kırdım; ibresini
Nasıl başlarsan
Öyle biter, bu can
Tut ateşi, avuçlarında
Ateşi yaktığını san
Durduğun yerdir
Dalgalar, bir başka kabarıyor bugün
Tokatlanır gibi, sahil kayalıkları
Kıyı kumları, biraz daha siniyor içine
Taşımakta zorlanıyor, çıplak ayakları
Tepe ağaçları, erken küsmüş bahara
Şimdiden bırakmış, rüzgara yaprakları
On iki Havariyi etrafına toplayınca masa
Göğe yükselmek üzereydi; ilahi emirle İsa
İşlemekteydi o zaman, İsevi karşıtı yasa
Üçüncü semavi bir kitap olarak indi; incil
Üç yüz yirmi beşte İznik'te tahrip edildi
İnsan bazen şefkat abidesi, sevgi yüküyle dolu
Bazen de fitneyi sarar başına, şaşırır doğru yolu
Birde bakmışsın arsız olmuş, şeytanın sa sağ kolu
Tüm adaptasyonları barındırır, içinde İnsanoğlu
Bütünüyle kromozomlu yapıdır; orijinal genetiği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!