Kusursuzsun, bütünsün,
Her çiçekten üstünsün,
Gül ki neş ‘e dökülsün
Üstüne çimenlerin.
Sana bakmak büyük haz,
Bir fener ışığı indirdim karanlık denize,
Tıpkı bir ip merdiven gibi derinlemesine,
Belki tutunup çıkarsın diye sulardan
Ipıslak bir denizkızı gibi;
Üstün insan,
Altın balık.
Dün gece
Yine sokaklarda sabahladım,
Yine gözlerim yaşardı
Islak kaldırımlarda,
Sen yine o uzaklaşan gemideydin,
Bilcümle alem uykularda.
Ay yine yükseldi bir tepsi gibi,
Kayalar ardından, dağ arasından.
Sevdaya düşmüşüm yanar yüreğim,
Yağan yağmurlara hiç aldırmadan.
Onu anımsatır ay bana her gün,
Geceleyin daha bir iyi anlıyorum yalnızlığımı,
Senden ayrı olduğumu.
Yüreğim yürekliğini yitiriyor,
Hüznüm başlıyor hüzünleşmeye,
Başlıyor elemlerimin zerreleri
Bütünleşmeye.
Serilmek istiyorum
Ayaklarının altına güneş ışıklarınca
Sabahın karanlıkları zorladığı saatlerde.
İki avucumda bir yaralı yüreğim,
Önümde, sana çift kanatlı bir kapı gibi açılmış gönlüm,
Umutlarımda seninle dopdolu bir yaşam
Günlerden bir gün
Kapımı bir açsam ki; eşiktesin,
Güneşi omuzlarına almış bir azize gibi,
Artık unutmaya başladığım yüzün
Olanca körpeliğiyle gölgede
Ve pişmanlıkların bir buket çiçek misali
Hiç üzülüp yerinme,
Hiç boş yere dövünme,
Artık bana görünme;
Kendin ettin, kendin bul.
Önünde diz çökmüştüm,
Öyle uzak durma, gel yaklaş hele,
Ağlama; yanağın ıslanır gider.
Gül, eğlen, koş, oyna, şarkılar söyle;
O çağlayan sesin paslanır gider.
Söz edelim yalnız sevdalıklardan,
Göklerin mavisi soldu, silindi,
Deniz bir karanlık şala büründü,
Falımda bir büyük hasret göründü
Sen beni terkedip gittikten sonra.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!