Hiç üzülüp yerinme,
Hiç boş yere dövünme,
Artık bana görünme;
Kendin ettin, kendin bul.
Önünde diz çökmüştüm,
Geceleyin daha bir iyi anlıyorum yalnızlığımı,
Senden ayrı olduğumu.
Yüreğim yürekliğini yitiriyor,
Hüznüm başlıyor hüzünleşmeye,
Başlıyor elemlerimin zerreleri
Bütünleşmeye.
Gezdirmeli seni tahtırevanla,
Arkanda rengarenk, seçkin bir alay.
Gülüp geçmelisin, bakıp ihsanla,
Kıskanırken seni göklerdeki ay.
Yaman yakışırsın ince tüllere,
Çatık kaş altında hasta ruh yatar,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.
Sendeki her terslik eli hırpalar,
İnsana yakışan bir güler yüzdür.
Gül ki; güzelleşsin ruhunla yüzün,
Göklerin mavisi soldu, silindi,
Deniz bir karanlık şala büründü,
Falımda bir büyük hasret göründü
Sen beni terkedip gittikten sonra.
Öyle uzak durma, gel yaklaş hele,
Ağlama; yanağın ıslanır gider.
Gül, eğlen, koş, oyna, şarkılar söyle;
O çağlayan sesin paslanır gider.
Söz edelim yalnız sevdalıklardan,
Günlerden bir gün
Kapımı bir açsam ki; eşiktesin,
Güneşi omuzlarına almış bir azize gibi,
Artık unutmaya başladığım yüzün
Olanca körpeliğiyle gölgede
Ve pişmanlıkların bir buket çiçek misali
Şiirler yazmak için neden bekleyeyim
İlham Perisi ‘ni
Sen varken?
Ömürlere sığmayan çilelerin, kahırların varken,
Kadir-kıymet bilmezliğin,
Geçmişe değer vermezliğin,
Yine seni özledim,
Ruhumu alazladım,
Her yerde avazlandım,
Bende olduğun halde.
Baktım ellerimdesin,
Bu ırmak böyle ağlamadı sen gitmeden önce,
Şimdi hıçkırıkları karışıyor hıçkırıklarıma,
Birlikte vuruyoruz taşlardan taşlara başımızı,
Birlikte düşüp parçalanıyoruz uçurumlarda,
Yarıyor başımızı bir ayni taşlar,
Gözyaşlarımız bir ayni kanlı köpüklerde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!