İnanmam rüzgara; yalan söylüyor,
Sen bana hiç selam göndermezsin ki.
Sevda nasıl şeydir bilen biliyor,
Ömrünce uğraşsan bilemezsin ki.
Varlığım, yokluğum sana önemsiz,
İşte bu gördüğün avuçlarımda
Çırpınan kalbimdir, aldanmıyorsun.
Adın yemin oldu dudaklarımda,
Islandı gözlerim, inanmıyorsun.
Dilimde adından ne türküler var,
Duyduğun şarkı değil,
İniltisi kalbimin.
Korktuğum korku değil,
İniltisi kalbimin.
Bitmiyor, duramıyor,
Nuh diyorsun, peygamber demiyorsun.
Nuh nicelerini kurtardı bir büyük tufandan,
Sen bir beni boğdun tufanlarına,
Güvercinler salıverdim sulara bir ömür boyu,
Bir tek güvercinim dönemedi senden bana doğru
Ağzında bir tek küçücük zeytin dalıyla
Kolay değil yaşamak sensiz kalabalıklarda,
Yalnızlığımı söylerim, deliden sayarlar eloğulları
Susarım, dilsizden sayarlar,
Gülerim, kınarlar,
Ağlarım, gülerler,
N ‘eyleyim ki; sevdalıya ‘Mecnun’ demeye alışmış
Dün eve bir hırsız girmiş bacadan,
Hırsız bizim evde nah bunu buldu.
Çok şahane dersler almış hocadan,
Hırsız bizim evde nah bunu buldu.
Dolaba, sandığa bilmem neylemiş,
Heybende neyin var? Bir göster hele,
Karanlığa karşı fenerin var mı?
O eski heybeyi çevir, silkele,
Herhangi bir babda hünerin var mı?
Var mı bir ilimden bir-iki tadım?
Kara bulutlarla örtüldü dünyam sabah sabah,
Durgun suya atılan taş gibi düştün aklıma,
Halka halka yayıldın hücrelerime kadar,
Dokunduğun yeri alevler içinde bırakarak,
Yine eline-ayağına düştü yüreğim
Yanarak
Bir mermer heykele gönül vermişim;
Denizde batan güneş kızartır saçlarını,
Çevirir gözlerini deniz rengine,
Yüzünü al al eder, pembeleştirir yanaklarını,
Yıllar yılı bir tek gülücük bile süsleyemedi
Dudaklarını.
Yine estin başımda kavakyelim,
Yine sızladın yüreğim, derinimde,
Yine gözümde yarimleştin düşüncem,
Ben bu gecemi nasıl geçireceğim burnum sızlayarak,
Gözlerim yaşlar içinde, nasıl geçireceğim
Böyle bir başıma dört duvar arasında?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!