Peşin hükümlü olma,
Hükmetsen; hükmedilir.
Her anında O 'na git,
Bekletsen; bekletilir.
Kötü işe erk etme,
Bir değerbilmeze gönül verdinmi
Bil ki benim gibi beter olursun.
Kalbini elinle kurban ettinmi
Karşında buzdan bir heykel bulursun
Yüreğin kan ağlar inildedikçe,
Islak ıslak yapışmıştı sarı saçların yüzüne,
Damlalar parlıyordu yüzünde, dudaklarında,
Omuzlarında körpe sonbahar yağmurları,
Gözlerinde kamaştıran bir yaz güneşi,
Ellerinde yıldız çiçekleri,
Sanki cümle gökkuşaklarını kuşanmıştın,
Heybende neyin var? Bir göster hele,
Karanlığa karşı fenerin var mı?
O eski heybeyi çevir, silkele,
Herhangi bir babda hünerin var mı?
Var mı bir ilimden bir-iki tadım?
Kara bulutlarla örtüldü dünyam sabah sabah,
Durgun suya atılan taş gibi düştün aklıma,
Halka halka yayıldın hücrelerime kadar,
Dokunduğun yeri alevler içinde bırakarak,
Yine eline-ayağına düştü yüreğim
Yanarak
Bir mermer heykele gönül vermişim;
Denizde batan güneş kızartır saçlarını,
Çevirir gözlerini deniz rengine,
Yüzünü al al eder, pembeleştirir yanaklarını,
Yıllar yılı bir tek gülücük bile süsleyemedi
Dudaklarını.
Kemiğimsin, etimsin,
Tadımsın, lezzetimsin,
Sen bensiz bırakılmış
Bir körpecik yetimsin.
Bin yıl görsem doyamam,
Kumlar altın tozu mehtap altında,
Deniz bir atlastan şala benziyor,
Hayalin geliyor bir at sırtında,
Her gün sahillerde gece boyunca.
Saçların karışmış at yelesine,
Bu ümitsiz aşktan bana tek kalan
Yalnız hıçkırıktan, yaştan ibaret.
Her yeminin yalan, her sözün yalan,
Kalbin de gönlün de taştan ibaret.
Tanrı böyle yazmış bu kaderimi,
Nerdedir acaba o eski günler?
Çağın sıtmasından korkan kalmamış.
Ayaklar altında kalmış yetimler;
Ahın tutmasından korkan kalmamış.
Oğul babasından geç gelir eve,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!