Duvarları öptüğümü sanma elkızı, ellerkızı,
Taştan taşa vurarak akan suları öptüğümü sanma,
Körpe fidanları, körpe yaprakları,
Taşları, toprağı,
Kapıları, pencereleri, kendi ellerimi,
Öptüğümü sanma her gördüğüm şeyi.
Sanmam ki sen beni sevesin
Okyanuslar üstüne köprüler kurulmadan,
Yerden göğe direkler vurulmadan.
Zira; ölümüne andiçmiş gibisin
Rastlayınca görmezlikten gelmeye,
Görünce tanımamaya,
Gözyaşlarım kanlı ama yarim bunu su sanır,
Yüreciğim feryad etmez, feryadından utanır,
Tek emelim onu görmek, zira ömrüm azaldı,
O zalimi sormayın hiç, her geçen gün saklanır.
Bu gidişle benim halim çölden beter toz duman,
Kanadı kırılan yorgun kuş gibi,
Bir ömür boyudur yorulmuş gibi,
Zamanı bir yerde durdurmuş gibi
Ben kendi kendimle savaşlardayım.
Ne gönlüm kurtulur hayallerinden,
Sarı saç nedir ki kölesi oldum,
Zavallı gönlüme geç derim, geçmez.
O güzelim gözler yanmış tutuşmuş,
Bakma yanacaksın, kaç derim, kaçmaz.
Yaman bir zalimin pençesindeyim,
Rüzgara karşı şarkılar söyleyip duruyorum
Alıp sana getirsin diye,
Yıldızların altında, denizlerin üstünde değil,
Yanan dudaklarımın, kavrulan yüreğimin
Çöllerinde.
Esip esip geçiyor rüzgarlar benden sana doğru,
Şarkım çalınınca gözlerim dolar,
Henüz kapanmamış bir yaram kanar,
Bir hasret kalbimi ezer, hırpalar,
Anında gözyaşım yanağımdadır.
Sevdaya düşmüşüm aldanışlarla,
Islanalım gel yine altında yağmurların,
Şarkılar söyleyelim şu nemli rüzgarlara.
Şarkımız dudağında bir yorgun fırtınanın,
Gidelim aşkımızın doğduğu diyarlara.
Tut elinle elimi, bahara bulanalım,
Birlikte gidelim kırlara doğru,
Elimiz-kolumuz güller içinde.
Kumrular uçarken sulara doğru
Şarkı söyleyelim dallar içinde.
Kelebekler gibi süslü kanat çırp,
Serçeleri seviyorum senin gibi körpe olduklarından,
Bakışlarına benzediği için güvercinlerin bakışlarını,
İvediliklerini tarlakuşlarının,
Siyah-beyaz tutarsızlıklarını saksağanların,
Yelkovankuşlarının zamanı başıma başıma kakışlarını,
Martıların beyaz çığlıklarını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!