İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Cajamarca'da başladı bu ölüm savaşı.

Genç Atahualpa, mavi etamin,
şanlı ağaç, duydu rüzgârın nasıl da
çelik bir gürültüyü beraberinde getirdiğini.
Örtülü bir parıltı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölüm Webster’i çevirmişti çılgına
Ve görmüştü kafatasını derinin altında;
Ve göğüssüz yaratıklar yerin altında
Dudaksız bir sırıtışla yaslanmışlar arkalarına.

Yuvarlar değil sanki nergis soğanları

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölümün dar sokağında
ısrar etmek ne anlama gelir?

Tuz çölünde
olanaklı mıdır çiçeklenmek?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

(Rossana Sironi İçin)

Güzelliğin bir parçası olan
resmini yırtıp
koparmamalıydın
bizlerden, dünyadan.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O Mavi Ev

Parlak güneşin olduğu bir gece. O yoğun ormanda duruyorum ayakta ve bakıyorum pus mavisi duvarları olan evime doğru. Sanki yakın zamanlarda öldüm ve baktım eve yeni bir açıdan.

Seksen yazdan daha fazladır burada bu ev. Evin ahşabı su geçirmez yapılmış, dört kez neşeyle ve üç kez kederle kaplanmış. Ne zaman bu evde yaşamış biri ölse, ev boyanır. Ölü kişi bizzat kendisi boya yapar, fırçasız, iç taraftan.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Duvarlara resmediyoruz düşlerimizi.
Acele etmeksizin – aydınlık gün ışığında:
haklarını almalı renklerin hepsi,
şiirin hepsi de, her bir sözcük
başlangıçtan geleceğe dek;
mutfaktaki soğanın, patatesin, fasulyenin,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Onca Adım

Yüzleri yukarı olmak üzere bırakılmış ikonalar toprağa
ve toprak çiğnenip durmakta
tekerlekler ve ayakkabılar tarafından, binlerce adımla,
on binlerce kararsızın ağır adımlarıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pazartesiler içine geçer salıların
ve hafta bütün bir yılın:
kesilmez zaman
yorgun makaslarınızla,
ve günün bütün adları
yıkanır gecenin sularıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geldiğinde kırmızı şarap ve bal gibiydin,
Ve tadın yaktı ağzımı şirinliğiyle.
Şimdi sabah ekmeği gibisin,
Yumuşak ve lezzetli.
Tadını bildiğimden, neredeyse hiç tatmıyorum seni,
Fakat büsbütün beslenirim seninle.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öptü beni O, ve daha şimdiden bir başkasıydım ben: damarlarımdaki nabız atışını iki katına çıkaran nabız atışı yüzünden ve soluyuşumda işittiğim soluyuş yüzünden. Şimdi yüreğim kadar soyludur ceninim...

Ve buluyorum da çiçeklerin kokusunu soluğumda: bütün bunların hepsi O'nun yüzünden, uyuyor karnımın içinde, çim üstündeki çiy kadar hoş.


Gabriela Mistral

Devamını Oku