İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Özel Bölge

Önce ayaz vardı, ve ben yürüdüm gül meyvesi arasında,
New York ormanlarından oluşan boynunu şirinleştirmek için
Getirdiğin Avrupa’nın o kutsal yadigârları
Yunan güzellerinin mermer ayak uçları arasında.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bildiğim en iyi şeysin sen.
Dünyadaki en değerli şeysin sen.
Yıldızlar gibisin sen, rüzgârlar gibi, dalgalar gibisin,
Kuşlar gibisin, tarladaki çiçekler gibisin.

Yol gösteren yıldızım ve dostumsun.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

ve şimdi şiirin gibi özgürsün, özgür ve hiçbir yerin ve
her yerdesin, zamandan ve mekândan bağımsız, utkulardan ve
yılgıdan zincirlerini koparmış,

ve anlamı yok seni sonunda nereye gömeceklerinin ya da
gömmeyeceklerinin, toprağa terk etmelerinin, denize ya da ateşe,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fakat bugün geliyor köylüler beni görmeye: 'Kardaş,
hiç suyumuz yok, Pablo Kardaş, hiç su yok,
yağmur yağmadı.
Ve ırmağın
kıt akıntısı
yedi gün akıyorsa, yedi gün kuruyor'.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pablo Neruda adında olmaktan
daha aptalca bir şey var mıdır hayatta?

Kolombiya göklerinde
bulutları toplayan biri mi var?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Biliyor musun Pablo,
bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken.
Ağlatıyorsun beni sonsuz imgelerinle.
O geniş şiir galaksinde
bir zerre gibi hissediyorum kendimi.
Yılmıyorum ama,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pense gibi köpek balıkları,
deniz dibinin kadifesi gibi,
dar aylar gibi ortaya çıkıyorsunuz
birdenbire o kızıl yumurtayla:
yağla parıldayan yüzgeçler karanlıkta,
üzünç ve hız, hangi suça doğru

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dalarım uykuya, göğsümde çaprazlayarak ellerimi.
Böyle yerleştirecekler ellerimi.
Sanki kendi içime uçuyormuşum gibi görünecek.

Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İki, kuşkusuz iki tane.
Kusursuzca doğal görünür şimdi –
Blake’inki gibi, gözleri değirmi ve kapalı
Asla bakmaz yukarı.
Gösterir

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Halkım, burada karar vermiştin
bozkırın ezilen işçisine elini uzatmaya, ve çağırmıştın
bir yıl önce adamı, kadını, çocuğu
bu Meydan’a.

Ve burada aktı kanın.

Devamını Oku