İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Kahvaltı tabaklarını tıkırdatırlar bodrum mutfaklarında,
Ve hissederim çiğnenen sokak köşeleri yanında
Çit kapılarında umutsuzca filizlenen
Yapış yapış ruhlarını oda hizmetçilerinin.

Sisin kahverengi dalgaları fırlatır bana

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kılıç dinlence bulduğunda ve duygusuz
İspanya'nın oğulları, hayalet gibi,
yabanıl ormanlardan ve uzak eyaletlerden
gönderdiler kağıt dağlarını bir yakınma çığlığıyla
saraya, düşünceli monarka:
bütün öykü ağızdan ağıza yayıldıktan sonra

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kafa karıştıran ilkbahar, ve Auvezere kenarında
Yeşil minede yükseldi üstümüzde
Gelincikler ve papatyalar; ve bütün bu akışı tanıdık,
Ve çıkıp gitti ovalardan iki atımız;
Genç günlerinde gökyüzünün derinliği dostça davrandığında,
Bilirlerdi etrafı kavaklarla çevrili hafif taşkınlı toprakları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Persophone’un İki Bacısı

İki kız var: evin içinde
Oturur biri; öbürü, dışarıda.
Gün boyu gölgeyle ışığın bir düeti
Çalınır bunların arasında.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Taş katısı bir çalılık yaprağını kırdım: bir tatlı
koku o taze kırılmadan
sarmaladı beni topraktan havalanacak
derin bir kanat gibi, o uzaklardan, o hiç bir zamandan.
Peumo, o zaman görmüştüm yapraklarını, o titiz
yeşil rengini, fışkıran, topraksı gövdeni

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güzel, trajik yüzler -
Sizler ki tümdünüz, ve şimdi öyle çökmüşsünüz;
Oy sevilebilecek olan reziller,
Ve öyle süngersi ve ayyaşsınız ki,
Kimler unuttu sizleri?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Esirgeyen ve bağışlayan Yaratan’ın adıyla:
İnsanı yapışkan bir sudan oluşturan
Var kılan Yaratan’ın adıyla oku!
Oku! En cömert olan Yaratan’dır.
İnsanın bilmediklerini gösteren
Yaratan’dır yazıyı öğreten!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fakat seni okşayan el tereddüt ediyor
çölün yakınında, kenarında hemen deniz kıyısının,
ölümün takip ettiği bir dünyada.
Sen misin, anayurdum, sen misin, bu senin yüzün mü?

Bu şehadet, tuzlu su içindeki

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pişen Bir Yumurta (1*)


En l'an trentiesme de mon aage
Que toutes mes hontes j'ay beues… (2*)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Polly'nin Ağacı

Bir düş ağacı, Polly’nin ağacı:
ince dallardan sık bir çalılık,
her bir benekli sürgün

Devamını Oku