Niçin öylesine sertçe itersiniz birbirinizi
otobüste, kış kendi başına yeterince dehşetlidir.
Ne biliyoruz ki iyilik ve kötülük hakkında?
Bunalım kokusuna katkıda bulunmayalım.
İnsanların çoğu yaşamak için büyük
çaba gösterir, ve her sabah uyanma görevini
Bundan daha zalim bir mucize bulunmaz.
Atlar çeker beni, demir toynaklar.
Dayanırım. Bitinceye dek dayanırım.Bir işi tamamlarım.
İçi hekim ziyaretleriyle savrulan karanlık tünel,
Hekim ziyaretleriyle, tecellilerle, irkilmiş yüzlerle.
Bir barbarlığın merkeziyim ben.
Bu gece yazabilirim en hüzünlü dizeleri.
Yazabilirim örneğin: “Gece yıldız berrağı,
Ve yıldızlar uzaklarda öyle mavi ürperiyorlar ki soğuktan”.
Dönüyor gece rüzgârı gökte ve şakıyor.
Bugün baharla sarhoştur üniversiteler.
Siyah cüppem küçük bir cenaze töreni gibi:
Ciddi olduğumu göstermektedir bu şey.
Taşıdığım kitaplar yarıp saplanıyor yan tarafıma.
Bir zamanlar eski bir yaram vardı, fakat iyileşmekte şimdilerde.
Bir ada hakkında düş kurmuştum, çığlıklarla kıpkızıl.
Bu güneş dünkü güneşin aynısı mıdır
yoksa bunun korlu ateşi başka mıdır?
Bu geçici bereket için
nasıl teşekkür etmeli bulutlara?
Geldim buraya saymak için
denizde yaşayan,
denizde çalan,
denizde bulunan çanları.
Bu yüzden yaşıyorum burada.
Burada seviyorum seni.
O kasvetli çamlarda araştırıyor rüzgâr kendini.
Ay fırlatıyor soluk şavkını devinen sulara.
Günler tekdüze geçiyor, izliyor birbirini.
Raks eden biçimlerde özgürleştiriyor sis kendini.
Yolumu kaybettim ve yabancı bir semte geldim.
Bütün sokaklar yokuş yukarıydı, hızlı ayaklı insanlar
koşarak geçti beni, açık renkli elbiseler giyinmişlerdi
ve sanki çantalarında hafif şeyler taşıyorlardı.
Yol sormak için durdurdum birini,
ve birdenbire dost canlısı yüzlerden bir kümenin ortasında
“Yalnız tek bir merkez olsa da, insanların çoğu kendi merkezlerinde yaşar”. (Heraklit)
“Yukarı giden yol aşağı giden yolun aynısıdır”. (Heraklit)
Burada bitiyor bu kitap. Kömür ateşi gibi
bir öfkeden doğdu, yanan ormanlardan oluşan
çayırlıklardan. Keşke devam edebilseydi
kırmızı bir ağaç gibi
ve yayabilseydi berrak yanık izini.
Ama sen sadece öfkeyi bulmadın




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla