öyle bir gidesim var ki
dağ gibi yürüyerek
kıyamet gibi kükreyerek
göğün tüm nefesini içerek
öyle bir gidesim var ki
çırpınıyor bir adam
okyanusun orta yerinde
boğulurken damla kadar insan
kanayan gözleriyle
çırpınıyor bir adam
ölürsem
yokluğumun yerini boş bırak
havasız bardakta sönen mum gibi
yok olup gitsin alevim
küllerimin toprağında
olur da yağmur yağar
hani bazen kalbini susturmak zorunda kalır ya insan
yutkunur acılarını, aşklarını, nefretlerini
prangalı ruh esirdir dünya pazarında
zehir olmuş tükenmekteki umutlar
bir şey yapmalı oysa hiç durmadan
zamansız bir ölümü beklemek gibi değil
ölümü beklerken buldum seni
beni bin kez öldürdün
oysa ne güzeldi günlerim
bir oda, bir sandalye, bir pencere
ve bir de yalnızlık loş duvarları saran
ha bir de güneş
yağmur duasına çıkmış susuzlar gibi
çaresiz yüreğim açmış da ellerini
cenneti bekleyen bir günahkar gibi
korku içinde ve ölümüne kederli
affedeceğin günde hayali
bazen bir nota ilişir kulağına
en büyülü şarkılar mırıldanıyordur
kim söylüyordur, ne zaman yazılmıştır
bilmezsin, umursamazsın da
yeter ki o ıtri ses hiç susmasın
sen kaldırımlarda yürü
kelimeler denizinden
sadece birini seç deseler
sonsuz kez tekrar etseler
ve sonsuz kez cevap isteseler
her defasında
tabi ki aşk derim
özlem, adı konmamış bir masal sanki
geçmişte kalmış ve hiç yaşanmamış
ama hiç unutulmamış, hep hatırlanmış
ağlamaklı bir kadının dilinden dökülen bir ağıt
bir savaş tutsağının yitik hayalleri sanki
ah seni özlemek güneş damlası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!