gözlerinin kıyısında duruverseydi gözlerim
dökülüverseydim varlığının uçurumlarına
dipsiz özlemlerle çakılsaydım yanı başında
hani ateşler kül etmek için tutuştuğunda
çözülüverir ya varlık büyüsünün efsunu
hani kalp kalpten, can candan uzak düştüğünde
Srebrenika, şimdi uyanma vaktidir
zebaniler çoktan gittiler
hadi kaldır başını
at üzerindeki ölü toprağını
bitti artık savaş, hadi uyan
bir gece yarısı ansızın gelmeyecekler
yorgun camlarda kayıyor damlalar
hayattan ölüme dökülürcesine
bir kelebek telaşıyla akıyorlar
ve gidiyorlar, sessiz usul
hangi çiçeğe hayat verecekler
hangi gemiyi yürütecekler kim bilir
Bir şiir yazsam kırılan kalbinin üstüne
Yaraların beni affeder mi
Mutlu olur mu gözlerin
Gitmekle kalmak arasındaki ellerin
Hiçbir yere gidemeyen ellerimden tutar mı
zamana…
kelimeler tükendiğinde
gecenin gözyaşları gibi kayan
yıldızlar gelir aklına
cehennemde üşüyorsak
üstüne üstlük yetmiyorsak
yetinemiyorsak
ya fazla ya da eksik kalıyorsak
Gülüp geçeceksin acının ihtiyar çehresine
Üç kuruşluk insanlar için üç günlük dünyanı heba etmeyeceksin
Ne gereği var dünyayı cehenneme çevirmenin
Cennete düşen ilk yağmur damlası gibi güleceksin
Acı sadece şairlerin ilacı
Sen o ilaçtan içmeyeceksin
mutluluğun ufkunda battı güneşim
bal gözlüm, gece yüzlüm
sensiz yarım ve yapayalnızım
kılıç gibi saplanırken yokluğun
ne acılar yaşadım bilemezsin
artık kimseyi beklemeyecek saatler
gözler pencerenin ardında saklı kalmayacak
ve duvarlarda yürümeyecek hayaller
artık kimseyi beklemeyecek saatler
bir bakış önünde uzayıp gitmeyecek yollar
beni de öldür
yaşamak sensiz olduktan sonra
nereye baksam ölüm meleğini görürüm zaten
beni de öldür
cansız bir gölge gibi yürüyemem sokaklarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!