…
dur nereye gidiyorsun, dedi kadın
senin olmadığım yere, dedi adam
susar da konuşamazsa gözlerin
bana kimler anlatır aşkı
şimdi yazarsam bu şiiri
biri can verecek kelimelerde eminim ki
ama yine yazmalı değil mi ki
Bir gün gözlerindeki perdeyi yırtar ölüm
Hayattan geriye yarım bir film kalır
Beyaz perdedeki hayalin
Mezar taşındaki soluk adın
Ve azrailin kollarında yüreğin tükenir adım adım
kanla yürüyen sarmaşıklar gibi
tüm bedenimi sarıveren
rüya gibisin
gitmeyesin diye uyanmıyorum
denizlerde kaybolan nehirler gibi
desem ki Süveyda aşkı anlatma bana
konuşma öyle uzaktan uzaktan
hadi gel, dur öylece yanımda
desem ki Süveyda güneşi anlatma bana
çoktan söndü ruhumun feneri
suskun adamlar şehri burası
kilit vurulmuş caddelerine
çıkmaz, yazıyor yol tabelalarına
içten içe yaşanıyor burada hayatlar
maskelerin ardında saklanıyor ruhlar
korku filmleri oynuyor karanlık sinamalarda
yağmurdan sonra
nasıl bomboş kalırsa gökyüzü
içimde bir boşluk
ardın sıra büyür de büyür
seslensem duyar mısın, dedi adam
sen yeter ki konuş, dedi kadın
derin bir sessizliğe gömüldü adam
içinden çıkılmaz bir hal aldı zaman
bir korkudan kaçarcasına
her şeyi ben uydurdum
buketteki çiçekler hiç açmadı
seni beklerken soldurmadım onları
hayaldi yağmurlar
hiç ıslanmadı kaldırımlar
gözlerin hiç ağlamadılar
dün gece ağladım
ne yalnızlık
ne acı
ne gözyaşı
ne karanlık
ne ayrılık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!