Karalamalar 114 - İman ve İslam

Recep Akıl
789

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Karalamalar 114 - İman ve İslam

İman etmek ne demektir? En basit bir ifadeyle söylenecek olunursa eğer bu sorunun cevabı “Bir şeye çok kesin bir biçimde ve sımsıkı bağlanmak”, olarak formüle edilebilir.

Dini bakımdan söylenecek olunursa eğer, iman etmek Allah'ın bildirdiklerini itirazsız kabul etmek ve bu kabul ettiğini de dili ile söylemek demektir. Bunu yapan kişiye İslam dinine göre artık Müslüman gözüyle bakılır.

Herkes bilir ki İslam dinine iman etmenin 6 şartı vardır. Buna literatürde amentü denir. Nedir bu şartlar?

1- Allah'a
2- Meleklerine
3- Kitaplarına
4- Peygamberlerine
5- Ahiret gününe
6- Kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmak.

Elbette denilebilinir ki “Bunları çocuklar bile bilir,” Doğrudur, amentüyü her Müslüman, çocuğuna aklı erdiği andan itibaren öğretir, öğretmelidir. Çünkü İslam’a girmenin şartı iman etmekten geçmektedir. Ama bu basit kuralları zaman zaman hatırlatmak da gereklidir. Çünkü kimi zaman imanın şartları ile İslam’ın şartları karıştırılmaktadır. Bu da ister istemez bir takım yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır.

İman etmiş bir kişi artık İslam evinin kapısından içeriye girmiş demektir. Bundan sonra davranışlarını bu evin krallarına göre düzenlemelidir. Bu kurallar da 5 başlıkta ele alınmıştır.

1-Kelimeyi şahadet getirmek
2-Namaz kılmak
3-Oruç tutmak
3-Zekât vermek
5-Hacca gitmek

Müslüman olduğunu söyleyen biri elbette ki İslam’ın kendisine emretmiş olduğu görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Bir başka deyişle; İslam kendisinden ne istiyorsa onu yapmak mecburiyetindedir. Yapmamış olmak verilen görevi yerine getirmemiş olmak demektir ki elbette bir müeyyidesi olacaktır. Ama görevlerin yerine getirilmemiş olması o kişinin İslam dairesi içinden çıktığını asla göstermez.

Şayet kendi diliyle, apaçık bir şekilde şahitler huzurunda “Ben Müslüman değilim,” dememişse, Kuran’ın bildirdiğini kabul etmediğini söylememişse, daha açık bir deyişle İslam’ın amentüsüne (imanın şartlarına) muhalefet etmemişse kişinin Müslümanlığı (ne tür bir cürüm işlemiş olursa olsun) asla yok sayılamaz.

İman etmek kişisel bir edimdir. İman etmiş olduğunu söyleyen birisinin imanını tartışmak (hangi nedenlere dayandırılırsa dayandırılsın) İslami bir tavır değildir.

Diğerlerinin kişiye ancak ve ancak kendini, kendisinin tanımladığı şekliyle muamele etmesi gerekir. Kişi imanı ile ilgili olarak ne diyorsa onun o şekilde kabul edilmesi zorunluluğu vardır.

Niyet okumak doğru bir davranış değildir. Zaten böyle bir şey yapmak da insani ölçüler bakımından mümkün değildir. Dolayısıyla bu hükmün dışında bir başka hüküm vermeğe kalkışmak hükmü verenin kendisini din karşısında zor durumda bırakır.

Söylenen söz söylendiği şekliyle değerlendirildiği içindir ki söz söyleyecek olan kişinin söylediklerine özen göstermesi beklenir.

Söz ağızdan çıktıktan sonra onu bir daha geriye almak çok da kolay bir iş değildir. Geriye alınmış olsa bile geçen zaman içinde söylenmiş olan sözden etkilenenlerin sorumluluğu ve vebali o sözü söyleyenin üzerinde kalır.

Vebal almak kul hakkına girer ve kul hakkı büyük günahtır.

Recep Akıl
Kayıt Tarihi : 20.10.2020 04:15:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Recep Akıl