Gül yüzlü sultanım ey yüce şahım
Neden ağlatırsın beni sevdiğim
Cevrini cefanı çok çektim durdum
Neden beni güldürmezsin sevdiğim
Hatalarım vardır kusurum çoktur
Hakkı seviyorsan yerinde otur
Üstüne düşmeyen işe karışma
Bu dünyada cahillerle yarışma
Yarışırsan adalet yolunda yarış
Bu dünyaya gönül verip bağlanma
Sensiz bu dünyada yaşadım amma
Yaşamak mı denir bunun adına
Sensiz geçen günler zindana döndü
Zindanda mı dünyada mıyım bilinmez
Sensiz günlerim hep zehir oldu
İlkbaharda her bir taraf açılır
Mor menekşe her bir yana saçılır
Aşılmadık karlı dağlar aşılır
Şimdi bizim elin yayla zamanı
İlkbaharda her bir taraf yaz olur
Seni sevenleri sen darda koyma
Yetiş Şahım Ali sen imdat eyle
Senin sevenlerin yollarda kaldı
Yetiş Şahım Ali sen imdat eyle
Münkir münafıklar gülüp oynuyor
Yıllar önce bende günün birinde
Sevmiştim birini terk edip gitti
O günden bu güne çektiğim yetti
Dolmadı mı çilem yetmez mi gayrı
Yıllar önce sevdiğim o güzeli
Yoksulun derdini kimseler bilmez
Akar gözyaşları kimseler silmez
Eller bayram eder kimin nesine
Yoksulun bayramı kederli geçer
Gücüm yetse yoksulları güldürsem
Gözlerim yollarda Muhammet Ali
Şu cihan çok azdı yobaz çoğaldı
Gerçekler uğruna emek azaldı
İmdat senden ola pir Hacıbektaş
Gönül gözü körler almış yürümüş
Yaşamaya küsmüşken
Yalnızlıktan bıkmışken
Birden çıktın karşıma
Hayat verdin gülüverdim
Gel gel gel gel yanıma
Seni saram ben canıma
Sazım alıp sarı tele vurunca
Sazım ağlar sözüm ağlar ben ağlar
Yârden ayrı nice yıllar geçince
Günler ağlar aylar ağlar yıl ağlar
Sazım alıp o noktayı bulmuşum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!