Sevgi ve muhabbet olsun en büyük silahın!
Zalim olma mazlum ol mazlum olursan kalmaz kimseye ahın!
Sen yaşadıkça şeref ve namus abidesi ol!
Şeref ve namus abidesi olursan,
Öldükten sonra bile konuşulur namın!
17/ Şubat/ 2015
Ey Sevgili, Allah Peygamber aşkına ne olur!
Ruhumu bedenimden çeker gibi celalli ve haşin bakma!
Bakma ki bitmekte olan kalan ömür miadımda,
Ben de biraz içten gülebileyim!
Bir sevgili gibi otur karşıma! sevgiyle bak gözlerimin içine!
Bak ki, yarım asır yorgunluğum gitsin üzerimden!
İçten gülmelere son on yıldır hasret kalmışsam,
Otuz kırk yıllık dostlarımdan bile uzaklaşmışsam,
Haddinden fazla asabi ve küfürbaz olmuşsam,
Sebebi hikmeti, sensin, sensin, sensin!
Gönlüm, gülmelerin her türlüsüne hasret kalmışsa,
Çok iyi bilenmiş, hayat kılıçlarım paslanmışsa,
Dost bildiklerim bile, beni yarı yolda koymuşsa,
Sebebi hikmeti sensin, sensin, sensin!
Tam kıvamında pişmiş aşımın, tadı tuzu kaçmışsa,
O yârin sımsıcak bir otağı var sevdalı, yufka gönlümde.
Ama ne hikmet ise, vicdan da merhamet de yok gönlümün sahibinde.
Dostum kim, düşmanım kim tanıyamadığım için,
Adını hiç kimseye söylemek istemiyor, adını zikretmekten yorulan dilim.
O yâre olan meftunluğum, sevda meclislerinde etmiş beni alim.
Yıldızlar kaydığında
Güneş doğup battığında,
Her gün ağardığında,
Sen gelirsin aklıma.
Tırtıllar kelebek olduğunda,
Kırlangıçlar yuvalarını muhkem yaparken,
Kapkara bulutlardan, rahmet boşalırken,
Karlar birbirine değmeden yağarken,
Sen gelirsin aklıma!
Hak ile batıl birbirinden ayrılırken,
Sen gidersen,
Seni sana yazan kalemlerimin mürekkebi biter!
Adı henüz duyulmamış dert ve kederler gönlüme çöker!
Adını adın koyduğum gül sevdalısı şeyda bülbülüm,
Her gün doğumunda, hüzünlü ve kederli öter!
EY Diyarbekir Diyarbekir Sen, Güneydoğu’nun anlatılmakla yazılmakla bitirilemeyen şehrisin.
Sen, sevinçten yerinde duramayan, gelinlik genç kızların en helal mehrisin.
Sen, aşk ve sevdaların desen desen, ilmek ilmek mahirce işlenmiş gergefisin.
Ve sen, er meydanında bileği bükülemeyen, mert ve babayiğitlerin listesisin.
Sen, tarıma ve hayvancılığa elverişli bereketli topraklarınla ne kadar övünsen azsın.
Sen, sende büyüyen gelinlik çağına gelmiş kızların, şiirlere konu olan cilve ve nazlarısın.
Sen, insanı ayakta tutan ve insanı dört elle hayata bağlayan, sevgi hazlarısın.
Ve sen, sıradan insanların fikri güzel gönlü güzel insanlardan aldığı bazlarısın.
Sen, eskiden avlulu toprak damlarda, geceleri yıldızları sayarak uykuya dalışlarsın.
Şiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.