Tabiri caiz ama,
Tabir edemez kimse.
Bu rüyanın, rüyası...
Ne sensin, ne de kimse...
...
Habire uyu diyor,
Okyanus dolu suydum, Nil'e döndüm.
Z' den girdim, A ile döndüm...
Yolumdan bile, bile bile döndüm...
Hergün sensizlikten...Glu glu eden..
Bak ben bugün, ayan beyan kele döndüm...
Beni toprağa vurup durduğun bel'e döndüm...
Bugün de sevgililer günü olsun mu?
Yarın da!
Sonraki günde...
19 Kasım 2014
Burada sessiz konuşalım! Yüreğinde aşk olmayan insanlar rahatsız olmasın...!
***
Facebook' ta ' Aşk Üzerine Fısıldamalar' adlı grubumu kurmanın üzerinden üç ay kadar bir zaman geçti. Bu geçen zaman zarfında neler neler pay ettim işte şimdi burda da yazıyorum... Aşk üzerine epeydir kimseler konuşmuyor baktım...
Sen biliyorsun ki,
Şimdi yağmur yağıyor.
Şimdi ıslanıyorumdur...
...
Sensizlikten yanıyorumdur,
Sen biliyorsun ki.
Uyu, Uyu... Nereye Kadar Uyu?
Vakit namaz vakti uyuyor beş duyu...
...
Kalbim körleşmiş, katılmış, kararmış...
Yine de cennetten köşk istiyor ya hu?
...
Ahde vefa,
Yare vefa.
Yar' da vefa.
Olması lazım...
...
Şah'ta vefa,
O konuşuyordu şimdi. Ne soğuk adamdı...
Şu ise şunun şurasında fazla konuşmadan sözü Eylül aldı.
O'ya sataşıyordu.
- Sen kadın olsan kesin.... dedi.
- Evet bu kadar sıcak olmam, dedi O.
Sıcak, sıcacık olurdum...
Resimdeki ünlüyü tanıdınız, pekâlâ ünsüzü tanıyabildiniz mi?
RESİMDEKİ ÜNSÜZÜ TANIMAK…!
Yazısını, yani bu yazıyı yazmaya başladım şimdi… Hayatta öyle önemli kimseler vardır ki, yaşar ki, onlar yaşarken çok önemsizdirler. Kimse önem vermezler onlara. Onlar hayata ne yazılar yazmışlardır da okumamışlardır onları. Ya da kendilerini okutmayı başaramamışlardır…
Gelin görün ki resimdeki ünlüyü herkes tanır, o ünlü olmuştur. Ünlü oluncaya kadar ne emek sarfetmiş, ne yollardan yürümüştür. Ya da ünlülük onun yakasına o hiçbir şey yapmadan yapışmıştır. Belki doğru yerdedir, doğru zamanda. Belki pes etmek üzereyken tutmuşlardır elinden. Hayal kurduğu hayatı yaşayamaz çoğu kimse!
Bunları yazmak için yazmıyorum. Şu an yazma açlığı var üzerimde. Yazarsam doyacağım belki… Belki yazdıkça daha da acıkacağım. Bu öğle vaktinde midem be adam ne yazıp durursun, git kendine ziyafet çek dese de, onu dinlemiyordum. Dinlemeyi zaten pek sevmez herkes, herkes konuşmayı sever. Herkes tanınmak ister. Herkes o resimdeki ünlü olmak ister… Bilirler çünkü resimdeki ünsüzü kimse tanımaz, kimse kim bu diye sormaz…
Gerçekten de değersizin tekidir! Yoksa değerli taşın yanında ne işi var! Değerli taşın yanında olsa, yaşasa sıradan bir taş, yanındakinin hürmetine değerli safına konulur mu? Biri kolaylıkla elden çıkarken, diğer değerli olan taşa bakmaya, atmaya, satmaya kimseler kıyamaz… Ama değersiz gördüğümüz taşlar bile bu hayatın bir parçasıdır, yapı malzemesidir! Onlarda yaşarlar şu hayatta… Siz ne yerine koyarsanız koyun, onlar da bir varlıklarıdır yaşamın! Ve yeri gelir başınızı yarar!
Ramazan ayının 27. günü ve gecesi değil henüz 17. günüydü! Kadir gecesi bu ay da saklı biliyorsunuz. Ve ekseriya 27. gecesinde Ramazan sanki başka yörüngeye girer. Kadir gecesi Ramazan ayında saklıdır Birinde de olabilir otuzunda da! Bu böyle bilinmeli. Ne biliyorsunuz belki bu gecedir. Efendimiz son 10 gününde arayın diyor. Demek ki genel de son on günlere isabet ediyor. Neyse konuma geçeyim, öyküme. Oruç hakkında idi :))
17. günüydü Ramazan ayının. Son zamanlarda insanlar askıya asar olmuşlardı oruc'u! İki genç bir duvar dibinde sigaralarını keyifle tüttürüyorlardı. Biri 17 yaşında bir 19... Birinin adı Ramazan birinin ki Kadir'di, olsun diyelim. Yanlarına 50 yaşlarında görünen bir adam yanaştı. Saçları beyazlamış ve ince- zayıf bir adam.
- Gençler yanınızda bana da yer var mı dedi.




-
Ömer Faruki
Tüm YorumlarHocam size nasıl ulaşabilirim ?