Oturmuş,
sokak lambalarının aydınlattığı,
salaş bir kahvenin kırık, kirli taburesine...
Almış eline çayı en demlisinden...
Kaldırımlara aşkın şarapnelleri düşüyordu.
Ve ben seni seviyordum,
Herşeyden kıyasıya...
Hüzn-ü Sevgi
Şavk’ındayım aşkın...
Etrafımda sinsi bakışlar,
yüreğimde deli sevdan...
Esir olmuş bedenim
gözlerim mapus gözlerine...
Say ki...
Düştüm yüreğine hançer gibi...
Duyguların hüzzam makamında...
Sahici bir tını eşlik eder usulca....
Say ki...
Anlatılması zor olan duygularımın
sahibisin sen adam..!
Gel otur yüreğime. .
Varlığın yanımda,
yanımda o kahrolası bakışların...
Bir gün rüyaların en güzeline daldırdın beni...
Sevdanın gemisinde sarhoş ettin mabedimi...
Öylesine kapılmışım ki dalgaların sesine...
Dalganın oyduğu kayalıkları farketmemişim...
Sen bir dalga ben bir deniz...
Kaybolduğum,
adını yüreğime mıhladığım
tek çıkmaz sokak...
Seninle yaşamak;
çıkmazlığına rağmen
büyük bir hakikat..!
Seni sevmek...
Düş bahçesi...
Döşümde yalın aşk...
Bahçemde yabanmersini...
Dağlarımda kekik vakti...
Toplanmaya meyilli...
Kalbe mühürlenen
sonsuz sevdaların kadınıyım ben..
Sevdamı tepeden tırnağa mühürler
ibadet dergâhı bilirim...
Sevmek seni adam,
ibadettir...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!