Ah kalbimin can damarı
Uğruna zaman, uğruna hayallerimi
Feda ettiğim Aşk-ı Mavi🏊🏻♀️
Küskün kahverengi gözlerim
Kırgın yüreğim, susuyor dilim
Hangi cümle anlatabilir sana olan Aşkımı
Merhaba sevgili günlüğüm, merhaba ✍🏻
Sana özlem ve hasret dolu olduğumu anlıyorum ne zaman alsam kalemi elime… Sen benim hayatımda en güzel şanslarımdan birisin ve bunu sana yazmak boynumun borcu. Elimden geldiği kadar her fırsatta fısıldıyorum kulağına, duyuyorsun değil mi beni?
İnsan özler mi kalemi?
Kalem özler mi sahibini?
Hem de nasıl özler…
Saygıyla özler, sevgiyle özler, buram buram tüter, boynuna atlayıp sarılası o duygu..
Aaaa, bir de geçen hafta
Kıtalararası koşuda 15.5 km koştuğumdan bahsedememiştim tabii sana değil mi Sevgili Günlüğüm ✍🏻
Ah beni beni; yazdıkça artan bir mahcubiyet sarıyor benliğimi.
Önceden olsaydı biraz sitem eder sırtını veya yanını, yöreni döner sitem de olsa bir iki kelam ederdin!
Hayırdır inşallah: tepkisizliğini hayra alamet diye yormak isterim fakat yorumum arafta kaldı!
İncinmişsin bana!
Bir mesaj aldım az önce sevgili günlüğüm✍🏻
Çok değerli olduğundan yorumunuz, günlüğüm sevgiyle kucakladı mesajınızı…
Yazımızın içine alarak mesajınızda ki zarafeti, ilk satırlarımda teşekkürü borç bildim… Kusura bakmayın mesajım için diye yazma hissi duymuş, kıymetli insan… Ne kusuru, memnun oldum; hele kalemim mest oldu. “Bir okuyucunuz var” diye de büyük incelik gösterilmiş… Varolun, bizden de sevgi ve selamlar…
Kalemin; ruhlar arası diyaloğuna, şahit oldun mu bir kez daha sevgili günlüğüm?
Bazen her şey, sevgili günlüğüm✍🏻
Gitgide eksiliyor, yalnızlığa kulaç atıyoruz.
Özledim seni, seninle birlikte, sende ki beni çok özlüyorum…
Ayna da bedenimi, ruhumu sende görüyorum, bunu yazılı ve sözlü bil istedim.
Yağmur mevsimindeyiz
Sevgili Günlüğüm✍🏻
Kimi zaman yüzü okşayan bir serpişle yüreğini açarken bulutlar dünyaya. Kimi yerde tayfun olup can alıyor, can yakıyor…
Canlılar gibi anladığım kadarıyla bulutlarda, karakteristik özellikleri gereğimidir yoksa emre itaatten midir nedir;
ikinci şıkka boyun eğmişliğimizdendir ki edebiyatı hayati konularda anlık rafa kaldırıp tekrar kaleme iade ediyoruz.
Herkesin kalemi aynı değil heyatım…
Esenlik gecesi bu gece..Nedenini, niçinini bilmiyor sadece hissediyorum, bana bu gerekli… Anlam aramak için nefes almak yeter illüzyon dünyada..
Nasıl başlamıştı ki hayat? Bir varmışşş, bir yokmuş!
Dol yüreğime kutlu Ay, dol!
Meltemi serpiştir yüreğime seher vaktine kadar…
Kalemi aldım elime bu gece… Uykuyu değiştim kağıda, kaleme…
Sonra işte sevgili günlüğüm✍🏻yiyecek ekmek arası köfte ve içecek çay
rızkın varsa kalırsın Datça’da…
Gökyüzünü süsleyen kanat açıklığı bilmem kaç santim bembeyaz martılar uçuyor mavimin 🏊🏻♀️üzerinde.
Ne kadar şanslılar sorma…
Ben yarın girerim 🏊🏻♀️inşaallah. Bugün gezeyim önce yemek yiyeyim, sonrasında bademli kurabiyeler alayım, yine buraya gelip yüksek sandalyede çayımı yudumlarken, bir tane de badem kokulu kurabiyeyi kıt edip yavaşça çiğneyip, büyükçe laflar edeyim kendimce…
Sonra minik bir gece kuşu
Elektrik teli ve ışık arasından özgürlüğe uçuyor
Kanat kanat hece hece
Bir şeyler anlatıyor kendi dilinde
Dilimin söylediği şarkıyı
Annem beni bugün yeniden
Doğuracak olsa
Ağlayarak değil de
Gülerek gelsem dünyaya
Mutluluğumda ne tek bir artış




-
Hüseyin Akçalı
Tüm YorumlarHarika bir üslup, akan kelimeler, duygu yüklü satırlar...Tebrike ederim hanımefendi yazarımızı...