Kendini arayan biri gibi arıyorum kendimi
Cadde cadde sokak sokak
Kendi dünyamda kayboluyorum
Tam elim elime değiyor tutayım derken
Kalemin kurşuni ağırlığı değiyor yüreğime
Boşluğu kucaklıyorum
Şiir yazmak mı;
Okumak mı makbul?
Hem yazıyor,
Hem okuyorsa bir Kadın..
Bırakın şiirleri,
Kadınlar yazsın.
Durup bakarken İstanbul…
Ayağım takılıp düşmüşsem,
Kaldırıma!
İstanbul koşmuş ardımdan,
Elini uzatsa,
Merhaba sevgili günlüğüm✍🏻
Morum, kırmızım, beyazım, siyahım..
Merhaba gündüzüm, gecem…
Yeşilim, entarim, şalım; sar sarmala beni. Kocaman kucakla, işte ben geldim gözümüz, gönlümüz aydın olsun.
Seninde beni özlediğini biliyorum.
Alışık değil dünya
Kadınların duygularını okumaya
Alış dünya alış
Kalemi kağıda vura vura
Doğru bildiğimiz ne varsa
Akıtacağız kağıda
Her şey olması gerektiği gibiymiş sevgili günlüğüm ✍🏻
İstisnasız her şey…
Seninle ayrı geçirdiğimiz günler peki, o günler demi olması gerektiği gibiydi?
Yüreğimle gittiğim her yere senide götürdüğüm için fark etmesende yanımdasın hep yanıbaşımda; gel gelelim bir şey eksikti ama, olması gereken bir şey ✍🏻
Kanmayın gündüz gülüşlerime
Geceler boyu ağlayan gözlerimin illüzyonu o gülüşler
Ağaçlar yanarken
Su taşırken yangına karınca
İki büklüm çığlık çığlığa yüreğim
Merhaba Sevgili Günlüğüm✍🏻
Tüm şiir ve yazılarımda yaptığım şey yüreğimi açmak. Arada zihin de devreye girince ortalık karışıyor. Bazen bayram yeri. Kimi zaman da bugün gibi…
Bizler spiritüel bir oluşum içindeki varlıklarız deniyor, fakat ben bu cümlenin ne anlama geldiğini anlamış değilim…
Belki burada biz yerine, kendi adıma konuşmak çok daha doğru olur.
Evet böyle yapayım ve hatta böyle yapmak zorundayım.
Efendim ?
Gün, düne
Ay yıldıza
Gökyüzü karanlığa
Seyir vakti
Farkında mısın;
Haberin var mı?
Avmede elimde henüz satın almış olduğum ipek etamin eşarbım ile hülyalara dalmışken, gecelere ve rüyalara pekte ihtiyacım olmadığını biliyordum sevgili günlüğüm✍🏻
Varsın çölde olmasın bedenim, bir başlarına kalsın kum taneleri, aralarında olmadığımın farkında bile değiller, peki ya olsaydım?
Ayakkabı mı giyerdim sanırsın kızgın kumlarda; belki çokça ısınacak yanacak, kavrulacak ayak tabanlarım, bedenim ay ayyy ayyyy ayyyyyyy deyip bir parmak ucuna, bir topuklarla havaya zıplarken metrelerce ipek kumaş üzerimde rüzgarla dans ediyorken ruhum, duymam ki yakıcı sıcağın verdiği azabın sesini.
Ya duymazsam susuzluğu çölde? Görmesem veya ayaklarımızın dibine kadar gelmezse serap?




-
Hüseyin Akçalı
Tüm YorumlarHarika bir üslup, akan kelimeler, duygu yüklü satırlar...Tebrike ederim hanımefendi yazarımızı...