İddetini ödediğim hey gidi dünya
Eğirmiyorum dertleri,
Mehir biçtiğin bir yudum mutluluksa, mutluluk
Uzattım ellerimi,
Gönül rızanla versen diyorum
Ne sen benden ileri
Birken iki
İkiyken üç
Üçken dört oluyor
Üredikçe ürüyor
Çoğalıyor
Her yer
Bu yıl ne çok şey başardık
Sevgili Günlüğüm ✍🏻 ve bugünüm hâlâ sessiz koca bir dinginlik içinde geçiyor.
Dünden bu sabah antrenman için havuza randevu almıştım sonra perdeleri açarken bulutlara baktım hiç telaşları yok gibiydi, naif geçişleri derinden etkilemiş olmalı ki beni sessizliği seçtim bugün havuz randevumu iptal ettim.
Hoş aklım antrenman sonrası girdiğim sauna ve buhar odasında mini minnak kalır gibi oldu ama hemen silkeledim bu düşünceyi evimde olmak çok daha kıymetliydi.
İstediğim zaman giderim, o gün bugün değildi.
Hayat nedir biliyor musun Sevgili Günlüğüm✍🏻?
“Penceredir” bana sorarsan.
Bazen birini kapatıp diğerini açar nefes alırız.
Pencerenin vazifeside bu değil mi zaten?
Oksijen ile havasızlık arasında cam veya ahşaptan içeri veyahut dışarıya açılan iki kanat.
Felsefi düşünmeye kalksak neler çıkar bak bu bir satırdan; kaldı ki felsefeye ilgi duyanı da bulmak şans bu devirde.
Düşündümde sevgili günlüğüm✍🏻 sana ne kadar derinden bağlıyım çoğulum, tekilim, yazım, güzüm, hislerim.
Bir de neyi düşündüm biliyor musun?
Efendim ?
Çayı’mı ?
Yok yok az evvel çayı demledim. Teşekkür ederim hatırlattığın için.
İnsan olduğum için kendime kızıyorum
Yalnız kendime
Tek kendime
Hep kendime kızıyorum
Ne diye öğretmiş büyüklerimiz
İmla hatalarımı Türk dil …… na baka baka düzeltmeye çalışıyorum sevgili günlüğüm?
Hep öğrenciyiz, sürekli öğrenmek zorundayız.
Kimin yok ki; yazım hatası ?
Neler gördüm neler…
NEeeeee ZAmaaaaannnn!??
Söyler misin biricik sevgili günlüğüm✍🏻 hımm!
Bir zaman dilimi söyleyebilir misin bana?
Lütfen söyle!
Yalvarıyorum söyle! Konuş benimle lütfen…
Bastığım ulu toprak
Söylesene
Göz gördü;
Gönül nizam bozdu
Bahar mı geliyor
Neden;
Merhaba Sevgili Günlüğüm✍🏻
Uzun sürdü bu sefer ki ayrılığımız biliyorum. Ne desen haklısın. Sen benim kökümsün ve insan ne kadar kökünden ayrı kalabilir? Yalnız ve yalnızca sana hasret çekiyorum. Ruhumun sesi, kimliğim,
aynam, yüreğimin derinliği; birlikteliğimizi kimseden çekinmeden yıllardır paylaşıyoruz bu da bize ayrıcalık sağladığı gibi aynaya bakayım veya bakmayayım kendimi çok özel hissetmemin nedenlerinden biri…
Her defasında kalemi elime aldığım an sana aşık olduğumu düşünüyorum. Çok tatlı bir duygu bu!
Bu yüzden belki de aşka açlık hissetmiyoruz. Gözümüz gönlümüz tok...




-
Hüseyin Akçalı
Tüm YorumlarHarika bir üslup, akan kelimeler, duygu yüklü satırlar...Tebrike ederim hanımefendi yazarımızı...