Parçalanıyorum dalga sesleriyle
Karşıki şehrin ışıkları gel desede
Öylece kum taneleri arasında
Kımıldamadan duruyor seyrediyor
İlhama kulak veriyorum
Öyle kolay kolay gözümden yaş gelmezdi; belli ki çok kırgındım. Ama kime? Veya neye?
Gece gece tak takk taakkkk diye kalın tonda bir ses yataktan fırlattı beni 3.5 saat önce…
Bina oldukça güvenli, giren, çıkan belli.
Peki, ışıkları tümüyle kapattığım bu koca evde ses nereden geliyordu?
Koca bir boşluk var içimde; alabildiğine uçurum, düşüyorum düşüyorum bir türlü ayağım yere değmiyor, ne garip değil mi Sevgili Günlüğüm✍🏻 Yer çekiminin olmadığı bir uçurumda düşüşte olmak.
Öyle hissettiğim günlerden bir gün daha koy kenara.
Gözümden bir damla yaş geldi az önce. Öfkelendim, çok kırgındım ama kime? Ya da kimsesizliğe mi?
Canına yandığımın dünyasında güçlü kadın olmaktan nefret edecek hâle geldim inanabiliyor musun…
Belki de tüm bunlar senin yüzünden olabilir.
Sen varsın diye kimseye fırsat vermiyor olabilirim.
Şansım yok deme!
Bunu, hiç deme;
Sakın deme!
Sarıl kağıda, kaleme..
Çıkar fotoğrafları, anıları usulünce diz kanepeye;
Sessiz ve hoyrat
Nokta gibi duru
Virgül kadar sarkaç
Mesafeli...
El gibi
Belkide biz yaşamaya yanlış yerden başlamışızdır
sevgili günlüğüm✍🏻 ne dersin?
Olabilir mi bu?
Yanlışlıklar, hatalar biz insanların yaptığı sıradanmış gibi baktığımız ama sıradan olmayan şeyler değil mi?
Mümkün mümkün yani bence, kendi adıma ben yanlış yerden başladım yaşamaya gibime geliyor her ne kadar çok küçük yaşlarda elime kalemi alıp Ay’a tutulmuş olsamda…
Merhaba sevgili günlüğüm ✍🏻
Merhaba sevgili dostlarım, merhaba…
Zaman ayırıp yazılarımı okuduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkürler ediyorum. İyi ki varsınız diyorum.
Ve sen; ya sen sevgili günlüğüm kalbimin ormanı, kalbimin denizi… Yüreğimin sesi; gökyüzüm, sağanak yağmurum… Şimşeğim, tsunamim sana ne kadar teşekkür etsem azdır ön bahçem, hayat yolculuğumun dikiz aynası iyi ki tutuşturdun elime kalemi çocukluğumda..
Elim kaleme değdi değeli
Nefes alışımın sebebidir şiir
Gülüşlerimin
Usulca ağlayışlarımın kapısı şiire açılır
O, öyle bir kapı ki
Kilitli odalara buyur etti
Aklın kalmasın sakın bende sevgili günlüğüm✍🏻
Dinlenmenin, dinlenebilmenin hakkını her daim içimde ki çocuğa sarılarak veriyorum…
Nefis bir sabaha uyandım bu sabah, bu sabah başkaca parlıyordu güneş; sanki rüzgar ardından kaş, göz ediyor biraz daha kal Datça’da, gitme diyordu.
Çocuklarım anne dedikçe yüreğim bavulu topla koyul yola diyor, lakin yüreğim çocuklarımın ağzından çıkan cümlenin tamamını dinlemiyor mu ne?
Merhaba sevgili günlüğüm✍🏻 merhaba biriciğim, merhaba iki gözüm, kalbime açan çiçeğim merhaba.
Özlem doluyum sana; seni ise haklı olarak incinmiş görmekteyim… Nasıl hak vermeyeyim sana? Yerden göğe kadar haklısın; elini öpsem defalarca, yüzüme gözlerime sürsem affeder misin beni?
Eteklerini de öpeyim daha da naz edersen, ha senin eteğin, ha benim ayrı gayrımız mı var Allah aşkına…
Yarım kalan yazılarımın hakkını arıyorsun elbette, yarım kalır mı hikayeler yarım kalan aşklar gibi gibi yazacağım cumartesi gününden sonra nasip olsun inşallah.




-
Hüseyin Akçalı
Tüm YorumlarHarika bir üslup, akan kelimeler, duygu yüklü satırlar...Tebrike ederim hanımefendi yazarımızı...