Hicran-l Dil Şiiri - Süleyman Özgüven

Süleyman Özgüven
71

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Hicran-l Dil

Ey yâr-ı cân, ey dilber-i nâzenîn,
Ey mahbûb-ı dil, ey mâh-ı cemâl,
Hüsnünün pertev-i nûruna meftûn bu gönül,
Vaslını bekler iken düştü şeb-i hicrâna.

Çeşm-i mestânın bir nazar eyledi cânıma,
Deşt-i gönlümde açıldı gülistân-ı muhabbet.
Bir tebessümünle dirildi harâb-ı sînem,
Bir nigâhınla gönül buldu yeniden letâfet.

Zülfünün misk kokusu esti şeb-i târîkime,
Nefha-i aşkınla yandı derûn-ı dil ü cân.
Ne sabr kaldı bende, ne tâkat-i firkat,
Ne dermân bulunur gayrı bu derde, ey cânân.

Ah u zâr ile geçer leyâl-i hicrânım,
Seherler şâhid-i giryân, geceler mahrem-i âhım.
Her dem hayâlinle meşgûl-i fikr ü hayretim,
Her nefeste zikreder seni lisân-ı derûnum.

Ey şâh-ı dil, ey mâh-ı cemâl, ey nûr-ı nazar,
Sensiz bu cihân bana zindân-ı mihnettir.
Vuslatın bir nefes ise ömrüme kâfî,
Firkatin bin sene sürse yine azâbdır.

Ne sitem eylerim sana, ne şekvâ-yı kader,
Cefâna dahi razıyım, yeter ki yâr olasın.
Zîrâ aşk dediğin yalnız visâl değildir,
Bazen firkat içinde dahi cânânı bulmaktır.

Bir gün olur da nazar kılarsan bu hâkîre,
Görürsün ki hâlâ dergâh-ı aşkında beklerim.
Ne gönlümde gayrı bir murâd, ne dilimde başka isim,
Ben seni bir ömrün değil, ezelden beri beklerim.

Ey yâr-ı vefâkâr, ey mahbûb-ı bî-misâl,
Bu dil sana meftûn, bu cân sana giriftâr.
Eğer vuslat mukadder ise bir gün buluşuruz,
Değilse… bâkî kalır gönülde bu yâd-ı yâr.

Zîrâ bazı aşklar vardır ki
ne zaman onları pîr eder,
ne hicrân onları mahv eyler,
ne ölüm onları nihâyete erdirir.

Bir kere düşmüşse muhabbetin ateşi derûna,
Ten hâk olsa dahi sevda bâkî kalır.
Ve hakîkî âşık için
vuslat bir nimet,
firkat bir imtihân,
lâkin cânân…
her hâlükârda cânândır.

Süleyman Özgüven
Kayıt Tarihi : 5.10.2026 13:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!