Körsün gözlerin, görmez olmuş,
Esen yeli duymaz olmuş.
Gönül denen saray çökmüş,
Taştan duvar örsen ne fayda?
Servetinle beni alamazsın,
Köşklerinde saltanat kurasın.
Bin türlü nimetle dolu olsa da,
Tuz olmayınca sofran ne fayda?
Ben diye övünürsün,
Her gün başka renge bürünürsün.
Bir doğru söz söylemezsin,
Heybende yalan çok, ne fayda?
Bana diyecek sözün yoktur,
Gönlünde sevda közün yoktur.
Yüzün güler, özün yoktur,
Sahte gülüş versen ne fayda?
Baş eğer sanmışsın Halil'i,
Tanımamışsın bu gönlü.
Yiğit eğmez haksıza başını,
Ferman yazsan ne fayda?
Göz var dağın ardın gördüm,
Akıl var geleceği bildim.
Erenlerin sofrasında oturdum,
Boş nasihat versen ne fayda?
Nice kışlar geçti baştan,
Nice dostlar döndü taştan.
Hakikati ayırdım yalandan,
Maske taksan ne fayda?
Sen kendini akıllı sandın,
Herkesi kendin gibi bildin.
Bir gün gelir hesap verirsin,
Kaçıp saklansan ne fayda?
Halil der ki sözüm budur,
Doğru insan Hakk'a kuldur.
Yalan ile kurulan ömür,
Sel önünde kumdur, ne fayda?
Yükseklerden bakanlara,
Gönül kırıp gidenlere,
Bir çift sözüm var onlara:
İnsanlık yoksa, dünya ne fayda?.
Kayıt Tarihi : 29.09.2026 21:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
“Heybende Yalan Çok” Şiirinin Kısa Hikâyesi Bu şiir, zenginliği, makamı ve gösterişi insanlığın önüne koyan; fakat doğruluk, sevgi ve samimiyetten uzaklaşan bir kişiye karşı söylenmiş bir halk ozanı taşlamasıdır. Şair, karşısındaki insanın dışarıdan güçlü ve varlıklı görünmesine rağmen gönlünün boş olduğunu anlatır. Para ile sevgi satın alınamayacağını, gösterişli sofraların hakikat ve huzur olmadan bir anlam taşımadığını söyler. Şiirin merkezindeki “Heybende yalan çok” sözü, insanın yanında taşıdığı gerçek yükün malı mülkü değil, söylediği yalanlar ve yaptığı yanlışlar olduğunu ifade eder. Sonunda Halil, hiçbir makamın ve servetin insanı hakikat karşısında kurtaramayacağını söyler: “İnsanlık yoksa, dünya ne fayda?” Bu şiir, kısacası yalanın karşısına doğruluğu, gösterişin karşısına insanlığı, kibirin karşısına onuru koyan sert bir halk ozanı taşlamasıdır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!