Ömür Gidiyor Şiiri - Can H Turhan

Can H Turhan
8

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ömür Gidiyor


Saçıma aklar düşmüş, aynalar söylüyor,
Dün peşimden koşardım, bugün yol yoruyor.
Bir ömür avucumdan su gibi süzülüyor,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Adımlarım küçüldü, yollar büyüdü şimdi,
Yarım saatlik mesafe bir saate döndü şimdi.
Dünya aynı dünya da ben değiştim be gardaş,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Uzakları seçemem, gözler perdeye döndü,
Geceleri uyku kaçtı, sabahlar derde döndü.
Gençliğin hızlı atı, önümden geçip gitti,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Dizlerde ağrı başladı, omuzlarda yük ağır,
Her sabah başka bir yer, “ben buradayım” diye bağırır.
İnsan gençken kendini dağ sanır da ne çare,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Bir zamanlar dağları aşardım yorulmadan,
Şimdi merdiven çıkarken dinlenirim solumadan.
Aynaya baktığım zaman babamı görür gibi,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Dostlar birer birer eksildi yanımdan,
Kimi toprağa gitti, kimi çıktı hayatımdan.
Anladım ki insanın en büyük serveti zaman,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Çocukken günler uzun, yıllar uzak gelirdi,
Gençlik bir türkü gibi sabahlara gelirdi.
Şimdi yıllar kanat takıp gözümün önünden geçer,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Ne mal kalır insana, ne makam, ne de şan,
Bir gün omuzlarda taşınır, bir gün iner tabuttan.
Dünya dediğin hanmış, biz misafiriz inan,
Ömür gidiyor, ömrüm bitiyor...
Ey gönül, gençlik gitti diye sakın kahrolma,
Her yaşın ayrı hikâyesi var, geçmişe takılıp kalma.
Ak saç da bir madalya, kırışık da bir destan,
Ömür gidiyor, ömrüm gidiyor..
Bugün nefes alıyorsan hâlâ şükret Yaradan'a,
Sevdiğine sarıl, gönül koyma insana.
Çünkü geri gelmiyor geçen bir saniye bile,
Ömür gidiyor... ömür gidiyor...

Can H Turhan
Kayıt Tarihi : 29.09.2026 21:37:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


“Ömür Gidiyor” Şiirinin Hikâyesi Hikâye, bir insanın sabah aynanın karşısına geçmesiyle başlıyor. Yıllarca kendisini genç, güçlü ve yorulmaz bilen bu insan, bir gün saçlarındaki akları fark ediyor. Aynaya bakıyor; fakat aynada yalnızca yaşlanan yüzünü değil, geçmişte bıraktığı yılları görüyor. Bir zamanlar arkasından koştukları şeylere artık kendisinin yetişemediğini fark ediyor. Eskiden yarım saatte yürüdüğü yolu şimdi bir saatte gidiyor. Yollar değişmemiştir; değişen kendisidir. Sonra gözlerinin eskisi gibi uzakları seçmediğini, gecelerin eskisi kadar rahat geçmediğini fark ediyor. Dizlerindeki ağrı, omuzlarındaki ağırlık ona hayatın bedensel tarafını hatırlatıyor. Bir zamanlar dağları aşan adam, şimdi merdiven çıkarken soluklanıyor. Ve aynada çok daha ağır bir gerçekle karşılaşıyor: Kendi yüzünde babasının yüzünü görmeye başlıyor. İşte şiirin en derin kırılma noktalarından biri burada. Çünkü insan çoğu zaman kendi yaşını, başkalarının yaşlanmasından anlıyor. Babasının yüzünde gördüğü çizgilerin şimdi kendi yüzüne geldiğini fark ediyor. Sonra yalnızca bedeninin değil, çevresinin de değiştiğini görüyor. Çocukluk arkadaşları yok artık. Kimi toprağın altında, kimi başka şehirlerde, kimi hayatından sessizce çıkmış. Böylece insan, zamanın yalnızca kendi bedeninden değil, çevresinden de yıllar götürdüğünü anlıyor. Çocukken bir gün bitmek bilmezdi. Gençlikte yıllar çok uzaktaydı. Fakat insan yaş aldıkça zamanın hızlandığını hissediyor. Bir bakıyor çocukluk geride kalmış, bir bakıyor gençlik bitmiş, bir bakıyor saçlarına aklar düşmüş. Ve sonunda şu gerçeğe ulaşıyor: Dünya bize ait değil; biz dünyanın üzerinde kısa süreli misafirleriz. Mal, makam, şöhret, para… İnsan bunların peşinden yıllarca koşabilir. Fakat hayatın sonunda hiçbirini yanında götüremez. Geriye yaptığı iyilikler, sevdiği insanlar, bıraktığı güzel izler ve yaşadığı hatıralar kalır. Fakat şiir yalnızca hüzünlü bir yaşlılık şiiri değil. Son bölümde anlatıcı kendi gönlüne dönüp şöyle sesleniyor: “Gençlik gitti diye kahrolma.” Çünkü yaşlanmak yalnızca kaybetmek değildir. Ak saçların her biri yaşanmış bir günün izidir. Kırışıklıkların her biri bir mücadelenin hatırasıdır. Yorgunluklar, insanın hayat boyunca taşıdığı yüklerin izidir. Bu yüzden şiirin sonunda ölümden çok hayatın kıymetini bilmek vardır. Bugün nefes alıyorsan sevdiğine sarıl. Kırgınsan barış. Gönül koyduysan gönül al. Çünkü insanın elinden giden para yeniden kazanılabilir; fakat geçen zaman geri getirilemez. Ve şiirin bütün hikâyesini tek cümlede toplarsak: İnsan yaşlandığını aynada değil, geçmişine baktığında anlar. Ömür ise biz farkına varmadan, bir damla su gibi avuçlarımızdan akıp gider.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!