Yıl bin dokuz yüz on dokuz, ufukta bir duman,
Çökmüştü yurdun üstüne kapkara bir zaman.
Milletim ağlıyordu, her yanda bir figan,
Ansızın doğdu o gün güneş Samsun’dan
Gözleri çelik gibi, yüreğinde bir inanç,
Gazi emretti o sabah, dağlar birden sarsıldı,
Kocatepe ufkundan kara çember yarıldı.
Kükredi Türk askeri, sel oldu da akıyor,
Milletin gözlerinden istiklale bakıyor.
Vur davul dengine, sarsılsın zemin!
Agora dedikleri loş bir meyhane.
Nicesi gelir nicesi geçer hepsi bir bilmece.
Kimi üzgün kimi kahkahasındadır gönlünce,
Kimisi de dertleşir kadehi ile.
Biri dertlerini sıralarken dizi dizi,
İçinde bir dünya,
Sarılmış yaşama.
Anlamıştı şimdi
Onurlu vazifeyi.
Analık kutsaldı,
Bir o kadar da zahmetli.
Ana baba duası al,
Sana kemlik uğramaz
Gönüllerinde aziz kal,
Aşk kapısı hiç kapanmaz.
Ananın ayağının altı,
Ben bir garip kulum kullar içinde,
Kendi sıfatımda Yar'ı bulurum.
Tecelli eyleyen bunca biçimde,
Vahdet pazarını arar dururum.
Ben vesvesesini kestim özümden,
AŞK
Aşk denen şey bu olsa gerek
Avare bir dünya divane bir yürek
Sıcak bir gülüş, bir tutam buse
Bir ömürlük yaşama denk
Bir ateşe düştü canım,
Pervaneyim muma doğru.
Akıp gider her bir yanım,
Eriyorum dolu dolu.
Aşk oduyla yanan aşık,
Aşk elinden bende oldum,
Yandım ulu nâra düştüm.
Cümle canı bende buldum,
Hakk için sev cümle canı.
Gözüm yaşlı, bağrım taşlı,
Düştüm dünya gurbetine,
Hakk’ı arar gezerim ben.
İçimdeki hasret ile,
Yanan kalbi sezerim ben.
Cihan dönen bir değirmen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!