–Nariçe-
-Bir duadır haykırdığım,incindiğim sen kuytularındaki sesler. Hezimetlerinden sonra asi olan asi ırmağımda kirli bir sen akar.
-Yüreğinde oymacılık yapma işim beni mutlu ediyor.Seni seviyor muyum bilmiyorum; ama seni çok seviyorcasına yazmak beni mutlu ediyor.
-Sana gelmek için şarkılar söyler durur.Oysa ben yalnız seni besteler, çalar, susarım.
-Coşkularımda oynayan mutlu çocuk benim işte.Mazlumun ahını alan bir güzelin güzündeyim.Çürük gövdeli aşk ağacının yaprakları düşüyor yaramın üstüne, yarimin üstüne.Kapatması gerekirken tümden çıplak bırakıyor sensizliğimi.
uzak kalışın çıngıları düşer yüreğim
…:bir gün gelişinin alevleri sarar yaramı
yargılanmış bir sevda ereni olarak küle döndüm
…:isimsiz bekleyişin son ummanında söndür sensizliğimi
ılık bir hüznün zarfındayım
…:yar dilinde kapandı hüznüm
- Beni istemeyenin en uzağına …
- postalandım İsimsiz, adresiz, sensiz, bir yerin yarine
…:önyargı çağlayanları akan bir güzelin miminde mumlanır aşkım
sular kadar temizdi aşk suyum
Kayıp özlemlerin dimağında gezerdi adın.Yadını besteledim şansıma.Şuhun ve şuurun buldu yalnız kaldığım uzak kalışları.
- Ben kaldım
- Benden kaldı
- Belkilerin sihrinde utulmaz kuyulara atıldım. İçinde sen olan sularla ıslandım.Kabarcıklar tek soru sorabiliyordu.
- Bir soru bin cevabın künyesine yazılmış.
- Sordu kabarcıklar: Onu sevmek ile onunla sevmek,onun da s eni sevmesi arasında sevmeyi sevmek ne kadar berraktır..
Konsepte uygun bir duruşun sızısı vardı.Varlığıma kafiyelenen, kendi dize sanıp içimin sahiline gelmek isteyenler var.Hep belki olacak.Güzel şeyler yazmanın zekatıdır, ya da sözcüklerin ihtişamına kadınsal güdülerini bağlayan okurlar, hayranlar, saplantılı bağlar olacak.
-Bir itirafname yazmak gerekirse yüreğimde parselini kurmuş giden vardı. Yazılarımda hep o vardı. Her cümlede, sözcükte onun sevdası akardı kitabi cümlelerimde. Birisine ikramlıklar yazardım arada.Yüreğimin tapusunu kendilerine yazdığım üç kelamla sahiplenmek isteyenlere karşı
Benim sevda konseptimde böyle bir şey yok.Yüreğimde sızısı olan birisini ta ki sen çıkıncaya dek.
Hayalüstü bir kovuğun içindeydi.İnandırılmış kadar sağlamlaşmamıştı güvenlerin.
-Azılı düşmanların yalan foyaları sevda boyamızı kirletiyordu. Oysa aşk duvarına kirli amaçlarının yalanlarını yazanlara inanmayacak kadar güçlü olmalısınız.
düş/ün ben kendisiyim
…:asi kentin en uzağında yırtık masallar anlatıyor aşk
aşkın kuşları arasında şaşkın sözlerin sarılır ruhuma
…:uzandım sessiz kaldığın bensiz günlere
İsyankâr gelişler sıralandı yanılgılarıma
…:orgazm olmuş gülün yaprağında uyanır bülbülüm
Aslını bırakıp geçmişinin fotokopileriyle yaşamaya başladım.
Silik yazgının okuntuları arasındayım şimdi.Oysa yüreğimize kadar okunur bir sevda geçmişimiz vardı.Hangi kirlenmişliğin algısındayız. Üst benimizi kirleten hangi etmenin etil koynundayız. Bilinçaltı filtrelerimizi kirleten ritüel
gerçeğin arasındayız. Modernizmin bize sunduğu yapmacık yaşamların sınırında rayımız. Genlerimize kadar bozulma kokusu var. Hormonel anormalleşmenin mayınlarına basıyoruz.
-Değişerek bozuluyoruz aslımıza. Uslanmazlık,yaşanmışlık sayılıyor.
Zaaflarımız bizi yönetiyor. Kirliliği algılamakta zorlanıyoruz.
-Bunca şiddet, bunca boşanma, bunca değişik ilişkiler yelpazesi ders ver miyor mu ki.
…:Güvenini yiyen güvelerin arasında değildim.Öz benimi yiyemedi güveler. Güzel günlerin düşüne soyunuyor geleceğimiz. İçim ile içlenişimin kavında sevgim yanıyor. Yaşamın yaşanılası ve asi sularında bilmediklerimizin iç yüzü yansıyor. Ay ile ay yüzün arasında benzer beyazlar kendi bilinmeyen karalarını sıralıyor.
…:Kader ile konuşuyoruz: …:
…:Sen ahdini, sen bahtını, sen sevgini, sen ömrünü defterime yazdın bir kere. Son kereler olmasın aşkınızda, bir kere sevdiyseniz, ben sizin sayfanızı yırtamam. Sayfanızı yırtmak isteyen yırtmaçlı güzeller, aşk çifti sürmeyen yabani öküzler olabilir. Güvenmenin memesinden süt içmeli içinizdeki çocuk.
…:İstemenin özü sevda toprağının sevilerine kadar inmeli. İçinizdeki tutkunun ateşi özel bir yanardağ oluşturmalı, güvenmediğiniz dağları eritip, kavuşmanın buzullarını eritip sizi sulara, aşklara, güzelliğin gölgesine atmalı.
…:Keder Dile geliyor: …:
Dönmez denilen dünyaları döndürüyor yüreğim. Feleğin kanadıyım.Gelme kelebek gözlerinle yaramın sınırına. Sen ay ve şemsin .Dolunay şeklinde kal ki hep dolanayım sevi dünyana.
-Gün’eşim ol sevgimin ta doğusundan doğ gönlüme. Doğ ki karanlık çökmesin ruhumun dehşet engiz yerlerine. Yerleşkeni belirle, uçsuz bucaksız sevginle.
-Sarhoş olmuş sarhoşluğuma serkeş gönlünü giydir. Avareliğim kısmetine avam olsun.
-Havam ile Havva olduğun göksüz günlerin son gününe geleyim.
-Gün sussun. Günlüğe sığmayan duygular dile gelsin
Dil sussun. Susup da dile getiremediklerimiz konuşsun. İç dünyanın defterini okudum, biraz benli güzel yazılar var. Yazgımı tetikleyen gelişlerini gördüm.
Eski Yalancıların Uydurmasıdır Aşk -Nariçe-
Aşk eski bir yalancıların uydurduğu sevme durağıdır. Dahası içsel bir elde ediş dehlizidir.
-Bu yüzden bu son yalanında ben de yandın, bende yakıldım leyla’nın eteklerinde. Beni de nakışladı kader aşka.
-Beni de ısırdı yalanların yılanları.Ben de zehir zemberek şeyler yazıp yaşadım. Beni de baştan, aşktan, hayattan, yaşanmamış,daha da yaşanacaklara sundu kaderin kedisi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!