Sırat ile Fırat arasında kavi sevdanın kül ve gül köprüsüyüm
Sevdim ile yenildim aşk yolculuğunda sevdim işte
düğümlerini çözemiyor gidişler
dengenin muhacir kuşları gibi uzak kalışlara ötme
ellerim, üşürken el güzelinin magmasında
yâr olduğunu bilsin yarınlar
düş kavşağının kavuşma sonundayım
sular sarar sırlarımı
güller sarar vuslatımı
rüzgâr yamaladığı yamaçlarımda ararım seni
damardan üşüyen gülün dalı gibisin
uzak kalışlarına açılıyor gül cemalin
özüyle denizler yıkayan yunusum
Mavi yüreğimde,alıntılı gelecekler uzar
deniz ara denizler kavrar yalnızlığımı
su ile aşk arasında susuz bir ben var
Kirli bir sevda yaşar su takvimimde
aşk dövmelerini su yapar özlemlerim
–Nariçe-
-Bir duadır haykırdığım,incindiğim sen kuytularındaki sesler. Hezimetlerinden sonra asi olan asi ırmağımda kirli bir sen akar.
-Yüreğinde oymacılık yapma işim beni mutlu ediyor.Seni seviyor muyum bilmiyorum; ama seni çok seviyorcasına yazmak beni mutlu ediyor.
-Sana gelmek için şarkılar söyler durur.Oysa ben yalnız seni besteler, çalar, susarım.
-Coşkularımda oynayan mutlu çocuk benim işte.Mazlumun ahını alan bir güzelin güzündeyim.Çürük gövdeli aşk ağacının yaprakları düşüyor yaramın üstüne, yarimin üstüne.Kapatması gerekirken tümden çıplak bırakıyor sensizliğimi.
Yüreğim serçesi kondu aşkın onarılmaz, konulmaz erkine.
Hasretinin dallarına konan bülbül-i Şeyda benim.Can kırığı dalın eğimiş aşk yuvam dağılmak üzere.
-Bari sensizliğim y’are düşmüsin.
-Gülüşünden güller derledim Leyla koynunda. Sıcağında eridi erişemediklerim
Ermiş miyim, erinmiş miyim bilemedim. Vizeleri kaldırdım vuslattan.Artık kavuşmaların pasaport görevlisiyim.
Nice ile Aşkı,Kadını, İnsanı Sorgulayış Haspihali
(Felsefi tinler 34)
-Bir bilsem ki Nice olurdum.
Seni seviyorsam,bu benim hesabım, bu benim içsel uçurumu.Oysa Nice der ki: Uçurumları seviyorsan kanatların olmalı.
uzak kalışın çıngıları düşer yüreğim
…:bir gün gelişinin alevleri sarar yaramı
yargılanmış bir sevda ereni olarak küle döndüm
…:isimsiz bekleyişin son ummanında söndür sensizliğimi
ılık bir hüznün zarfındayım
…:yar dilinde kapandı hüznüm
- Beni istemeyenin en uzağına …
- postalandım İsimsiz, adresiz, sensiz, bir yerin yarine
…:önyargı çağlayanları akan bir güzelin miminde mumlanır aşkım
sular kadar temizdi aşk suyum
Kayıp özlemlerin dimağında gezerdi adın.Yadını besteledim şansıma.Şuhun ve şuurun buldu yalnız kaldığım uzak kalışları.
- Ben kaldım
- Benden kaldı
- Belkilerin sihrinde utulmaz kuyulara atıldım. İçinde sen olan sularla ıslandım.Kabarcıklar tek soru sorabiliyordu.
- Bir soru bin cevabın künyesine yazılmış.
- Sordu kabarcıklar: Onu sevmek ile onunla sevmek,onun da s eni sevmesi arasında sevmeyi sevmek ne kadar berraktır..
Konsepte uygun bir duruşun sızısı vardı.Varlığıma kafiyelenen, kendi dize sanıp içimin sahiline gelmek isteyenler var.Hep belki olacak.Güzel şeyler yazmanın zekatıdır, ya da sözcüklerin ihtişamına kadınsal güdülerini bağlayan okurlar, hayranlar, saplantılı bağlar olacak.
-Bir itirafname yazmak gerekirse yüreğimde parselini kurmuş giden vardı. Yazılarımda hep o vardı. Her cümlede, sözcükte onun sevdası akardı kitabi cümlelerimde. Birisine ikramlıklar yazardım arada.Yüreğimin tapusunu kendilerine yazdığım üç kelamla sahiplenmek isteyenlere karşı
Benim sevda konseptimde böyle bir şey yok.Yüreğimde sızısı olan birisini ta ki sen çıkıncaya dek.
Hayalüstü bir kovuğun içindeydi.İnandırılmış kadar sağlamlaşmamıştı güvenlerin.
-Azılı düşmanların yalan foyaları sevda boyamızı kirletiyordu. Oysa aşk duvarına kirli amaçlarının yalanlarını yazanlara inanmayacak kadar güçlü olmalısınız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!