“Beni böyle sev, seveceksen
Olduğum gibi göreceksen
Girme gönlüme girme ömrüme
Ne dertliymiş, bu diyeceksen “
Orhan Baba
-Kirletmiş ruhların ab- ı aşkını deryama attılar. Mahilerim anlamadı hazır sevgi gıdasından beni senden yediler.
-Ağa, yeni bir çağa gerek yoktu.S/aflaşmaya başlamıştım sen sonrasına.
-Ç/abalamışsın bende kalışları.Uzak kalışlara yeni denemeler yazıyorsun. Bensizliğin yazar olma arafındasın.
-Makyaj yapıyorsun yalnızlığa.Süslü bir geleceğin ha/Yalin/desin…
Güzel bir yaşamın alışılmışlığına bileyleniyor can bıçağın. Bensiz giden hayatın benzini taşıyorsun yüreğinde. Petrol aramıyorsun, ham petrolün bende. İşlenmemiş bir ömür aşk yoluna yetecek kadar zengin bir rezervin var.
Biraz gözyaşların karışsa da kurumaz bu k/aynak.Bir ömür, yansır, doyuma barışık gider.
“Omzumda başın eksik
Yatağında kokun
Tenimde tenin eksik
Gel de bir dokun”
Ünlü Aşk Yamacısı Mir Aşıkettin ‘in Yeri-6
-Dimağsal bir dünün düşündeyim. T/adın kaldı aşk kentimde.
-Gidemem ben senden. En sevdiğim yemeğin can lezzetisin.
Y/ağsız yemeklerin ruh sıcağında piştin yadıma. Can ateşiyle aşk ateşinin sıcağından arınma bir huzurun kalmış haliyim.
Prosedürler dürüldü ya'saklı ruhumun derinliklerine.
-Çarmıha giren umudum dumanı yükseliyor bahtısızlığımdan.
-Asi değilim, yan tarafım ak deniz.
Figüransız aşklara Fransızım. Örtülü özlemlerime el uzatıyor lain Fransızlar…Bu yüzden Sütçü İmam olup kutsi sevilerime el uzatan küffarın ferini söndürme savaşındayım.
Aşk seanslarına katılmak, şişman yalnızlığımdan kurtulmak istiyorum gayrı. Bu içsel savaşın ışınlarına sevi denizler ürettim gözyaşlarından.
Kimsesiz ormanların dara/ğaçlarında asılıyorum selvilere. Huyuma sular karışmış olmalı. Kirli emellerin nadaslarına bırakıyor h'iç’in casusları.
katlanmış bir ayrılığın aralık arasında akıyor gözyaşların
Deli çağlarımı,yalnızlığımı alıp pişman dalgalara salıyor
aldanışlarım, gözyaşlarımdan ilaç salıyor sensiz susuzluğa
vefasızlığın fecri kapanıyor kalıyor kalmalarında
bir mendil,bir mum, bir mut kurtarır mı geceyi
-Yağmurun elleri, damlaların gözleri gibiydi hasretim, ona eriyişim, bir gün yeniden gelişi.
-Sıkışmıştım bütün Araflarda. Rafları yoktu bahtımın. Araflarımı rafa kaldıramadım.
-En içten,en dışa doğru dışavurumlarım uzadı. Düşverimlerim yoktu. Verem olmuş bir vebalim vardı.Kendimi dışarıda bırakmadım. Sen gelene dek herkesten bir aşk dilendim.
-Aşkın şehirlerini yaşadım. Kahire’de Yusuf oldum. Atıldım aşkın kardeşleri tarafından s’onsuz kuyuya. Yüreğim Yakup’un sabır pınarıyla yıkandı.
-Kahire Yusuf’un aşk kentiydi. Benim da kara sevdamın kenti vardı. Karalarımı anlara çeviren Ankara…
-Kahire,Ankara,Bağdat, Venedik,Hoş,Kudüs artık aşıklarını tanıyordu.
Allah’ım Neydi Günahım/Sevmek Sevap, Ayrılık Günah
*Aşka Türkü Ayrılığa Arabesk Terapiler-3
“Allah’ım neydi günahım
Günahım neydi Allah’ım
Uçan bir antolojide adım hep başta
Çünkü normalin arpalığını sevemem
Ben sensizliğe gelemem
Atlatılmış duygular gibi aynı aynaya tarayan
Kalınmış sevdaların sürencisi olamam
o kendini biliyora ithaf...
sularım ağlıyor... sevda çıram yanmıyor
çarem olur musun gönül çarşımda alır mısın beni
sezon indirimi başladı sevda mağazamdan sana
özel tutku kartınla aşkın taksitlerine bölerek alır mısın beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!