Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Dingin rüzgârlardan acı esintiler derledim
gidilmezlerin vavlarında ayrık burgaçların boğumunda
hislerin sislerime karışıyor
yorgun kaçışların ardında okyanusun var mı?
ya da sürgün gönderdiğin bir küçük ada
ya da sensizlik senfonisini çalacak bir orkestra

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yangın olup rüzgar tutuşturan güncelerindeyim.

Sıcaklığın sevdanın magmasını tutuşturdu.Gidişin buzul küreleri oynattı.İki zıtlığın aynasında buhurlarım ya sıcaktan, ya soğuktan sensizliği göstermiyor.


Senli terk edilişler ısmarlıyorum kederime. Bu da bir duygu. Beni terk etmedin üstelik.Gitmek zorunda kaldın; ama ben terk etmeye dahil ettim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Alın yazımın kavında beklettim şulemi


Fransızca bilmem; ama Juliet’in aşk sızılarını tercüme der sevda dilim
meali yok sensizliğin,
O yüzden...bütün dillerde dilime dolanır gelişin

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Kaçkın hüzünlerin telinde abalarım çabalarıma şırınga oluyor. Yüklediğimiz konvenlerde ruhun ilaç oluyor yeni buluşmalara.Kaçıştan kaçırdığımız dermansızlık peri haline perdeler dikiyor.Bütün dünyamın pencerelerine sevginin perdelerini takıyorlar.Oysa ben iki perdelik bir oyunda koynunda yeni sol atışların aşk okçuluğunu oynuyordum.Beni senden vurdu aşk ve yalnızlık.
Sevda muhasebesinin mahsiplerinde aşk defterini sordum, ilaçsız bir hazın tüccarına aşk yanığı olarak sunulmuşsun.Bu uzak özlemlerin sayısız gelgitlerinde seni hep gelişin değişimi olarak bekledim.Almanca bilmeden, Almanya'da yaşamadan felsefi teminde demlenmek mümkün mü? Sahi Hangi sözün ,hangi filozofun sözlüğünde beni aşkına derin manalar yapar.
Kant, eleştirel felsefenin öncü ismi olduğu gibi, kendi felsefi çalışmalarını çoğu yerde aşkınsal idealizm olarak da görürdü.Kant'la kantı çökmüş bir çayın son deminde idealist bir aşık olmanın termometresini hangi sıcak gününe saklayacağımı yazamadık.
Reinhold, ayrıca insanların ve diğer hayvanların, kendinde şeyleri değil, nesnelerin ancak zihinlerinde oluşan görüntülerini bilebilecekleri yönündeki Kantçı iddiayı kanıtlamaya çalıştı. 'Temsil özne tarafından bilinçte anlaşılır, bu anlama özneden nesneye doğru gerçekleşir ve ikisini de ilgilendirir.'Oysa sen gizli öznem olarak hep kaldın uzak kalışlarda.Tensel ilincin, tinsel bilincin özneden nesneye kaçışında devrik yaralar sunma felsefik akışlım.
Hegel'in.Diyalektik yöntemden hareketle hegel bütün idealist ögleri sistematize etmiştir.Hegel'in kurduğu sisteme 'diyaletik mantık' denilir. Buna göre bir fikir(yani tez) , karşısındaki başka bir tezle(anti-tezle) karışır, bundan yeni bir anlayış doğar ki buna sentez denilir.Söyler misin, senle beni çarpsak,aşk çarpılır mı aşka.Sen hangi gelişin tezi olarak, anti tezlerimde tazelenmiş bir aşk olarak kalacaksın.Oysa aşkta mantık yok diyor diyorlar.Bense bir mantığın artığında,artırılmış özlemlerimi tezlerine ilaç olarak sunuyorum.Gel öp beni benden iyileşsin özüm.
Marks, klasik Alman felsefesinin her iki yönden akımlarını alan ancak herbirisini dönüştürerek yeni bir felsefi düşünüşe dönüştürmüş olan Alman filozoflarından.Diyalektik Materyalizm olarak bilinen felsefe geleneğinin öncü ismi Marks'tır.Hegel'den diyalektiği ve Feuerbach'tan materyalizmi alan Marks, bunların kendince gördüğü sınırlılıklarını, mekanik ve idealist ya da metafizik yanlarını aşma ya da onları eleştirel olarak değerlendirme iddiasındadır.Marks bunca çeşni almış etkilenişlerde, sense derin bir kaçışın nazlarında eritiyorsun. Metafizik bir fünye gibi, asi ve asil sınırlarımda gözleri nemli aşka susamış bir bulut gibi ruhumun kurak tarlalarına damla damla süzülüyorsun.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

"o kendini biliyora...ithaf."


-Hayalinin Lorduydum


Devamını Oku
Hayrettin Taylan

gidişin bit pazarına düşmüş , alıcısı bela bir kalakalış
paylaşmak eskicinin son umudunda eskimiş
kendi gidişine bulutlar ısmarlayan gözleri elaydın
yalnızlığımın nadaslarına gözyaşlarını sundun
yaramda sunakların,su içen sunalar türkü çığırır
eskimiş günlerin güzelliğinde gün ışırına üşür

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

İçimdeki metruk metropolde sen yoksun
içinde “için” olan ferah kentin maşukuyum
tozlu yollarında huylu anların ateşi yakar beni
gecelerin uzun kutup ile unutup arasındayım sanki
imkansızın sızılı ihtiyarı yaşar yaşayamadıklarımda
işi bitmemiş yaşamların tam “yaş”ında yaşlandırıyor dramların

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Söyle ey Yâr! ...
Hüznümün yarınlarına bakacak yar var mıdır? Mademki bu sevdadan gidiyorsun.Giderken, hüznümü taşıyacak, besleyecek, zamanla yazgıma yaz olacak yar mı?
-Arz etmelisin,bir arzu tüccarına uygun bir yar …

Şimdi ezbere mi gitmeliyim bilmediğim tenin atlasına, bilmeden kalmalı mıyım? Mehtap senken bu gecenin yıldızı olmaz ki Bennara

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Gidişle kalışlar körebe oynarken, bülbüller mavi çiçekler getirir gagaladığın aşk yaramın sahillerine.

Kırılmışlık köpükten kuleler yapar gelgitlerin sevi ruhuna.Biraz tanır beni susamışlık.Suların algınlarında paklanır kirli kalmış amaçlarım.

De sevdalara, ko gitsin belirsiz sevdaların hışmını. Seller aldı el kızları arasında kalan kalbimi.Senli bir kaya çarptı bu sellerden, bu narin ellerden bir yanım yaralı. Neden diye sordu yaşlı bir nine.Gönül falımdan,sevgim alımdan, senli çalımdan bir öykücük okundu.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

beni tek saysın kırmızı ayrılıklar


yürek sızılarım saz oldu yaz oldu nazlarına
ilk bakışını, ilk gülücüğünü azık yaptım
gidişinin gölgesinde bir nar bir büyüttüm yarlar yesinler

Devamını Oku