Kent oldum uğruna.
Gelince her yerime bastın.Aşk, bir yarde gezmek değil midir ki. Kendimle vedalaşıp sana gelmiştim. Kaf ‘lar aşıp masalın asal dilinden uzaklaşmıştım.Kaf’dan inerken Kafka ile karşılaştım.
- "Aslında başından geçenler değil önemli olan. Önemli olan sensin yalnızca.
Peki, dedim, başımdan geçenlerin müellifi yoksa yanımda, bu baş neyi taşıyor.
Kadınlarda güzelmiş dedi güzellik
Çirkinlik ben soyadımı kadından aldım
Naz ben ruhszuluğumu kadından çaldım
Çilve ben şeytanlarımı kadından kadadım
Narinlik arzuların erimişliğini onlardan aldım
Şeytan dedi aman aman
Sorma, ben Tolstoy gibi:” Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir.” Yepyenilerindeyim.
Şimdi aşkı yenilediği anların gövdesinde yeşeren dallarından allarımı biriktirdim. Algılarımı allayıp pullayan öncesizliğin dilindeyim.
*Sorma…
Yanmak kim için yandığına bağlıdır.Yanarken beraber yanıyorsun suya da rüzgara da gerek yok.Bir öpücük sarmalında her şey yerini bulur.
Sende Bende bir sen...
Sen ruha uzanan bir deniz
Ben sana kıyısı olan bir toprak.
Sen pembelerin enbesi ben ise maviye kanamış bir beden
Baharı özetlyen kıskanç bir kış kelimesin
ben, baharları kıskandıran cümle
Her şey oluvermişliğin vereminde
Üremen bir pişmanlık şişmanlaşıyor içimde
Ah keşke
Keşkelerin son peykesinde
Bir ihanetin bedeli ilan edildi özümde
Sonrasında sen olsaydın bunlar olmazdı diyorum LİLİ
Her şey oluvermişliğin vereminde
Üremen bir pişmanlık şişmanlaşıyor içimde
Ah keşke
Keşkelerin son peykesinde
Bir ihanetin bedeli ilan edildi özümde
Sonrasında sen olsaydın bunlar olmazdı diyorum LİLİ
'ilhamı genç bir gülden alınmalara ithaf'
kalmak ile gelmenin tanrısı arasındayım
yandığım demlerin dumanında meleklerini yolla
okuttur beni özlemlerden
damla temizliyordu yüzyıllık yüzsüzlüğümü
belkilerin aynasında taranıyordu sanrı
karmakarışıklığı közlüyordu buhranlar
sızılarımı, sözlerimi topluyordu bahtının kadınsı ışıltısı
bitsin istiyorum, bitmezlik iksiri bu sevdada
gitsin istiyorum, sensizlik sisi bu tutkuda
-Aşk ile bilgi benliğimde içsel, bilişsel, sosyal, algısal dimağ olarak kaldı.
-Bilinç uslarımda üslerini kurdu.Mutlak doğrunun doğrusunda doğrularını çizdi algılarım.
Bilgi, aşkı tarttı. Aşkın mizanı bilginin kefelerinde yere değil yare çakıldığında tartısı alınamadı.
-Aşkın ölçüsü de tartısı da yokmuş; ama artısı ilim karşısında kıl u kal kalmış.
umudun göğünü boyattım yeşil gözlerinin aşk sözleriyle
içime kadar nemlendi bulutsu bekleyiş
damla damla sınandın içimde kuşlar yuva yaparken içimdeki çocukla
sızılarım fışkırdı m’analardan
Ana’dolu kadar karışık hayalleri yazdık kaderimizle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!