Artık Ölümsüzdün, Büyük Aşkın Yüklemiydin Şulenar
-öznen uyandı. Birkaç nesne ile sarıver yüreğini.
-Yer tümleci gibi yar tümleci ol cümle aşkımda.
İç dünyası yakılmış bir özneydim.Ruhuma kadar inmişti küller. Gül kokunla uyandırıldı uyanışım. Gelmeye yakın suskun bir dünya idin.
İrdelemiş imgenin içinde oturan kapalı anlamın ruh şavkıyım.Sensizliği anlamlaştıran hasbihallerin haline çekimleniyorum.
Aşk katmanlarının en dibindeyim şuan.Yokluğun burada.Damlalarının buhuru burada.Yağmurla gözyaşının düğünü burada yapıldı.Çok kalabalıktı.Bütün damlalar oynadı, vicdanım ıslandı Bennara…
*Olağandışı kalmıştı dışlanmışlığım, pişmanlığım.Olağan olana oğullandır senli arılarım.Sen çiçek cennetinden bir çiçektin.Kokundan, periler, güzelliğinden huriler ürerdi.Tanımsız sızılarındaydım.
-Bütün acılar hacı olmuştu yolunda.Şimdi kendini bilmişliğin aynasından seni görüyorum.
tükenmişliğin tükenmez kalemiyle çizildi aşk kalem
Sonsuz özlemlerin siperlerinde sustum sensizliğe
uzak bir şehirde aşk kuyusundasın ve Yusuf halimi yıkıyorsun içten içten
sana varmanın merdivenlerini uzatıyor imkansızlık
Susamış iksirlerinden önce hüznün dalgası vurulur yaralanışımdan
benim için ölümle öpüşen yaşamın ta kendisiyim aşkından
Şulenar:
-Aşk elma mıdır?
Şairzal:
İyi bir elma olmak lazım
Sonra yarım yarim yaşamak lazım. Hayatın yarısını yarine, yarısını tüm hayata sunmak için elma olmak lazım....
Benlik ağacında oturan iç çocuğumun meyve toplayıcısıydım.
Sıradan ve sırdan bir yolculuğun vardı...
Seni görünce aşk dalından düştüm.
Düş’tüm yüreğine hepsi bu Şehrinaz.
-Beni toparlayamadı aşk, hayat, kader ve sevgin.Bu yüzden meyvelerin her çeşidinde senin tadını arayan gönül bahçıvanıyım.
Tüm konuşmalarım geçmiz zamana leyli
Suskularım emir kipinde yeni yüreğine kayıtlı
Sustukça yellerin usandı yara kabuklarımı uçurmaktan
Oysa sözcenin cebinde ruhum kitabı kapanır
Dilimde senli türkülere lir lir olur
Yabani aylar koştururken gecelerimin sensizliğinde
-Yosunlu bir geleceğin deniziyim senin için.İçinde kalanları taşıyorum sahile.Sen gidince sol yanım deniz, sağ yanım kaya olarak kaldı.Sağımda kalanlar kayalarına çarptı.
-Yüreğimin olasıl hallerini taşıyor olağanüstülük.Sızıların sözlüğü oluyor damlaların.Islasıl bir halin demkeşliğindeyim.
-İçmeyere gerek yok, sen içimlik bir sevdasın sol kulvarımda.
Kavuşmaya muhtaç istençlerim var.Beni kendine çekiyor sözlerinden sonra yüzündeki asalet.
Yaşanmış her şey, her şey değildi
İçimden bir şey yaşamak geliyor
Ruhumun arasatında sana su sunmak
Suya yazılmış cümlelerle anılmak yanında
Gelmen, gelmemin mimlenişidir
İçimden geçenleri yaralarıma sarmak
Aşk bir çocuk salıncağında açan bir güldü
baharları sunardı büyüklere kışları emanet ederdi bebeklere.Seçerdi kendine emzikten çok aşkı dünyaya tattıran duygular.
Anka kuşu ya da tavus gibi kanatları çırpa çırpa ölür,alevlenir yeniden büyük aşka uçan duygu olurdu.
*Solmayan güllerin kırmızı rengiydi sevmek, gitmek ve gelmek .
-Bir çocuk ninnisiydi aşk. Mutluluğu ağlatan,huzurun damlalarını coşturan büyükler için çok büyük hisler çeşnisinin isimsiz adılıydı aşk.
-
düşen damlaların anlamı işte yıldızları ağlatır
sense unutulmuş bir aşk yıldınızın ışığı
artık senle bır sevdanın gizli ortaklarıydı.
.anlaşmamız geregı sevdalıydık
anlasmamız geregı kenetlenmıstık
tutuktuk..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!