Göz kuyularımda depreşir sızıların haz olur susarım
bedduaların söz olur sazlarımda ilahi olur çalarım seni
senden kaçmakla seninde kaçmak kaçamağındayım
müptela bir mülteci gibi kimsesiz hazlarımla geldim
yasadışı sevgilerden aşk içi alevlere sunuldum
kural dışı kurlarına yükseldi tutku borsan
köhne bir filmin sonu gibi uzak kalışların canlandı durdu hayalimde
düşlerimdeki buhurlar özlem bulutlarına ısmarlandı
benim için ağladığın gün gelecek yağmurum
hep beklediğin sıcak anların nadaslarına
beni esir alan o uzaktan sevgi dalgaların coşacak
sarhoş gölgelerim uzayacak bensiz gezdiğin her yere
Ümitlerden ümmü umanlarımız kadar
Ümitsizlik
Desteksizlik şarkısı çalar
Dertlenmiş her derdin fotoğrafında sen
' o kendini biliyora' im-? a. N. arası Gül mü zümrüt mü.monisleşme ey aşk...
Hisler raks ediyor neonların gölgesinde.Bir boşluk orda gölgemde kalakalıyor.Uzak sözcüğü ışıltılı bir şekilde atılıyor önümde.Uzaksın diye sevmiyorum tüm uzakları hatta uzamışları..
Çıldırmalar,çanını çalıyor Julyet’in esrik kalbinde…Sen sesime alışmışken, benli türküleri sazına söz ederken yoktum yanında…
Bir çırpıntılı vuruşlar sahilinde tutuluşlarımı izliyorsun Eyfel’lerden ey aşk….
uzak aşkların gizlenmişindedir açların ve saçların
sevmemeye dayalı söylenceler beni rüzgarına ucurur
siyah umutların son buhurunda
kışkırtılmış arzularım
sulara ve suçlara akar
gri anlara çetele tutan nefesim
' O kendini biliyora ithaf '
Aşk çuvalında çıkan yavru kediydin
Önce yüreğimden ısırdın
Yaralarımı tırmaladın
Kanattın sevdim
damıtılmış hasretlerin sonrasında akıllandım aşkına
tragedyanın gölgesiz oyununda kaderimiz ağladı
duyuşun uyanışında ruhuma indi sevgin
sevdim başladı gitmenin filmi
bekledim bitmedi filmin sonu
Kitapların hükmü kadar değildi aşkın hükümranlığı.Bir kitabı okumak gibiydi ilk başta aşk.Ama aşkın da kitabı varmış,sevdikçe, ayrıldıkça.Kitaptan kitaba geçişleri yaşarsın.
*Sevmenin, nefreti yenmesiyle başladı.Aşkın aklı yenmesiyle devam etti. Uzlara kadar masal herkeste aynı devam eder.
Dante: "Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yasam, zihinsel yasam... hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aska uyar. Kötülükler asktan uzaklaşma oranında bir takim derecelere sahiptir ve kötülük aska yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur... Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir."
Ve insan yaşamadığı bu duygudan dolayı suçludur.Bu milyonlarca tanımı olan içsel duyulsamaya ayarlı saatli bombayla parçalanmak gerek. Aşkın böyle içsel bir mazisi, iradeyi ezen bir yanı vardı.Aklın erişemediğim, fikrin güreşemediği, konuşma dilimizden daha farklı bir dili olan eylemin hep gölgesinde,içinde, sızısında, yanında, uğrunda olduğu bir duyguüstdür.
Aşkı tanımlara sığdırmanın anlamı yok.
İlle herkes sevecek
Bu senin dışında diğerlerini de sevmeyi seven
Bu ülkede sevmemek bile paralı
Bu ülkede sevmek bile çok pahalı
Yaralarım tazeleniyor
Yârime ezek yaralarım
-Yağmurun özlem özüyüm.Buhurlarımın mümessil sensin.Damlalarımı senin yüreğinde esinledi yağmur. Yalnızlığın nadaslarında seni bekledim damla damla yüreğimin çeperini aşarak diplerde kaldığım Yusufluğumu ıslatmanı.
S’özlerim bulut olur kaplar hislerimi.Yar’yüzünde güleç anlara karışır, uçuşurum esen cümleler gibi. Demlerim düşer yüklemine. Öznem ıslanır, sarılışın, bakışın, dokunuşun kurutur.
-Dil bilgisini iyi biliyor dilim. Sen dilime dolanmaya , sen gönlümü oyalamaya bak. Ben seni sararım sözcüklerimle, ben hislerimle kaplarım yar’yüzünü…
-Esintiyi özledim, rüzgarını içinde biriktirme. Bir arzu halim var haline.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!