En acıtanın can çıtasındayım,canına hazan bağladı kader
o gidişlerin adressiz sızılarında kaldım kendime
arkana baka baka gidişlerin kalaysız tası gibiyim
gözyaşlarını içiyorum,kara bahtımın çeşmesi kururken
'o an' 'oracıkta' olamayışın nasıl anlatılır ki
öylesine kaldığım anın durması için dualardayım
Omzumda şafak sökmeli özlemlerinin ışırında çılgın pınar akisleşirken
neon ışıltılı beklemeli gecenden su çiçekleri açılır açılmazlarımda
yalnız sana söylediğim sözceler ıtırlaşır ten ile tin arasında
hazlara yastık sererek har dökülüşleriyle gelirim yatılarına
Biraz bebek kalırım sütsüz geçen sevmelerimin meme uçlarında
Unutulmuş muştularım zilini çalar,sana çalınışımın bestesinden
Yüzüm,çözümsüz günüme görünmez olur
Gözüm,,isimsiz gidişine gül olur solmaz bağrımda
Şimdi hayatım tümden kokuyor
Gök orada senin gibi yayılıyor yalnızlığımın üstüne
Yaralarımın söküğünü suskun lavların yamalar
Acıktırıyor vuslatını
've o kendini biliyora'
ismin yalın halini öğretti sensizlik
i hali..e hali...de hali...ve den hali...
aşk hali… özleme hali. Kavuşma hali derken
Sensiz geçen zamanı ölüme saydılar, artık sensiz ölemem.
Susmadım ki..
___Yüreğimin biraz kendine dinlence. İçimdeki dilencilere sadakadır aşk.
Adı konulmaz,ruhu sunulmaz mecazi mürseldeki mürsel gibi senin yerini tutan perilerin benzersiz,isimsiz, izinsiz, sızısız yüreğinde oynadım.
damlalarının suladığı vicdan tarlasının çiftçisiyim
ruhi ecza için seni ektim yar n’adasıma
yeşermiş bir gelecek gibi içimde meyve olmaya tatsın
hiç bilmediğin özelliklerim yasta
hiç yaşamadığın hallerim yasta
hiç gidemeyecekmiş gibi bende kalışın şokta
senfonik bir halsizliğin son ekinde
çoğul aşklar ve ayrılmalar kattın
imgelerse,ölgün heyecansız ve cansız sevmelerime bilendi
affa uğramış son hüznün kalesinden
bütün terk edilmişliğin okları bana saplandı
esrik oflamaların akışına sularım kaynadı
beyaz bulutun gözlerinden bakıyorum damlalarına
gökkuşağının asma köprülerinde ıslanıyorum sana
dokunuşunlar yeniden doğuruyor aşkı bana
bir ben ıslanıyor, bin sen için kuruyor
uslanmış iklimlerin aşk dili olarak öğretiliyorsun aklanmaya
bırakılmışlığın bıkkın çölünde kuruyor kaktüslerin
Rüyadan tetik düştüm bırakıp gittiğin kurşun arası,aşk aralarında.
- Yaralı bir ceylanın ürkek koşmalarında sana vuruldum.
Yırtıcı bir atmacanın aşk atışmalarında sıcak özlemlerinin kuluçkasında gördüm kalakalışını.
-Kokunu özledim beyaz teninle özdeş bir anı özetleyen geleceğinle.
Hayıflarımın okyanuslarında keşkelerimin romanını yazdım göz yaşlarınla Mürekkebim yoktu, kalemim mimlenmişti yaralarına. Kendimi yazıyordum dizelerle seninle diz dizeleri. Yollarını gözlemek gözlerini gözlemek arasında kendime bir Arasat sundum. Yarin mahşer olmalı , yarın son olmalı .Gayrı sensizliğe dayanamıyorum. Can çekişen bir sevda değil benimki,can içre cana aşk katan bir sevdanın diliyim, sözsüz kalemiyim, isimsiz adresiyim.
Senden sonra, senden önceler yandı bitti kül oldu. Artık, yüzünü unuttuğum bütün güzellerin yüzüsün.
Müptela –yı aşkı alaya teslim oldum seninle. Sırnaşık sevgilerinle sustum.Suskun yarınların sihrinde aklandım.Efsunların dilinde sensiz kaldım.
Hayalet bahçesinde hayalinle sobelendi gerçeğim.Bir söz kadar, bir ömür kadar.Yazılmamış ; ancak yaşandıkça yazılacak cümle istedim.
Gözlerine özetlendim hayatın her bakışında. Rüyalarımda bilinç akımını oynadık reel danslarla. İnce belini tuttum, inceliğinin seyrinde kaldım.
Akrebin zaman zehri aktı sensizliğime.Biraz iyi değile, biraz iyi olmak için sendeyim.
Bütün akımlar dizelerimden yüreğindeki elektrik akımına aşkı teslim ediyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!