yapayalnızlığın hıçkırık demindeyim
gülmenin yakıştığı aşk definesiyim
gülemiyorum
oysa gül yüzünden dünyalar derledim
oysa güleç halin son aynasıydım
yüreğin t’aranıyordu ta benden
Rüyalar üstüne kurulu şehri ağlatacak kadar kapsamlıydı bende kalışın. Senden kalanların dili benle gidenlerin ilmini öğreniyorum.
-Sen, isimsiz şimşeğin damlalarınla aktığı içyüzümün sevi perisisin.
Bir kıvılcım muammasında sessiz bir yıldız çarpar geceme. Beni allara, halden binlerce hallere götürür.
-Gözlerine kadar değinmişliğim varsa bu zerre kadar bende kalan hayatında bırak sevsin beni kaderim.
Dinlediğim kavuşma şarkılarında erimelerimi hızlandıran bir halin kalışındayım.
-Narlar dökülür güzellerin bağrında, güzelleri üzecek şarkılar besteler uslanmazlığım.
Tane tane açılımlarımın açısında doğrularım çözümsüzlükleri çözmez oldu.
- İki kadın arasında “dın” olmak üzereyim. Bir yaramın kabuğuna kadar yazılan, biri yaralanışımın kabuğunda yazılan şifreli uzak aşk kanallarında açık olan..
-Biri sosyolojik permalarımın en anlatılmaz sızılarında unutulmaz olarak kalıyor. Diğeri, aşk imparatorluğumun gerileme döneminde kraliçe olarak bahtımın tahtına oturdu.
- Ben sevmenin ermişiyim. Dergahıma ruh eteği perelermiş güzeller mey sunarken, ben yalnız aşka sarhoş oluyorum.
Sen anlat İstanbul! ! !
Ben anlatınca boğaz ağlıyor ondan önce akarak, yakarak.Boğazıma kaçıyor bütün acılar.Yabancı bandıralı bir güzelin gemisine çarpıyor hazlarım,onsuz azlarım, yalnızlık sazlarım.Boğaz ‘ın serin sularında uluslararası antlaşmalar var, yaramın ıslaklığını çaresiz kalan.
Ben , söyleyince müzelik yaralı kanıyor gidişinden önce, kalışından sonra.
Ben, dillendirince sevgimin trafiği durur çekilmez oluyorsunuz ikiniz.
Şimdi onca kalabalık yalnızlığım sana benziyor. Bunca insan nereye gidiyor, bunca yalnız mı var? Ona benzeyen binlerin yüzünde neden yüzüm güleç değil İstanbul. Neden bu sevda senin kadar büyük, onu saklıyorsun yaramın ve yanımın başında. Küstüm sana İstanbul.
Sol yanım İstiklal gibi her şey, her sevda var; ama o yok.Adım başı sokak çalgıcıları, beni çalıyorlar. Beni bestelemiş belli; ama bu şarkılardaki hüzünlü beni arındır.Haliç gibi kirli düşlerimi temizlesin aşk ve hayat.
ara verilmiş suyun içinde,
en dibe doğru his sisçe süzülüyorsun...
tempo tutuyor acıların dalgaları
yarinaltı derindir tüm vahşi hayvanlar ısırır beni
yerinaltı serindir tüm aksilikler orda gömdürür beni
“tırnak içinde azdıklarımın hep altı çizilerek okundu... uçma dersine
Bu gönlün arka bahçesinde yetişen güldün. Gülüşünle büyürdü güller, aşklar, ben’ler. Şimdi suskun şehirlerin ıssızlığı yağıyor yüreğime. Sevda yelim esmiyor.
-Gamzelerinde toplanmış gamlarım var. Güleç yüzünle toparlanacak bu ruh halim.Sensizliğin yellerinde gönül dalları kırılmış cümlelerim var.Öznesinin aşk kafası kırılmış.Beyin kanaması geçiriyor anlar. Yoksun diye kalbimde saklı tüm sözcükler hüzün kusuyor.
-Acilindeyim beni iyileştirmeye gelmeli her halin.
- Kirpiklerine sürdüğün rimelin değeri kadar boyalı anlamlar birikiyor yürek yüzümde. Rujunun değdiği manaların izindeyim. Hangi cümleyle yıkansam silinmiyor.
o kendini biliyora bilindik ithaf...
susamışım sana
sözlerim közlenmiş gittiğin her güne.
acılar boşamış beni mutluluklardan
bana aşk yaşamak haram kılınmış aşk cennetinden kovulduktan sonra..
uzların yoklarında yoksun yoksunum
yalınç bekleşiler içre içten bir sen anıtı
ilk aşk ilk alfabe yalnız ben okur yalnız ben severim
sana hazır olmak nazarında bulutlar beni ekledi yağmura...
sen anıtını sel aldı birsen birben
Seninle hayatımı uçurmak istiyorum; ama bütün kanatlarım sensin. Sevgimizin göğünde göğsünde kalsın geleceğin.
-Herkesten daha çok sevdiğini hisselerinin hisselerinde anlamalıyım.
-Birlikte olması gerekiyorsa birlerimiz ikininde olurlar. Üç için salıncak kurmak lazım sevgilim. Sütünden artan zamanların dilinde şiir de yazarım ben.
Biz birbirimize dönmenin bir yolunu bulsun yeterki yetilerimiz. Yeter ki başımı döndürmeye devam et dünya yerine.
-Dünya dünmese de olur, sen etraflıca yüreğimde dön yeter.
Kapılar arası kapılar, yine kapılar sonra kapılar, yeniden gelmeler kapısı ve açılan gülün kadınlığı açık kalır.Aşk kendine başlar.
*Birçok şey daha varlığını kapı eder. Kapılar kapanmamak için içini yazar içimize.
-İç kapımız açıkken kapı kapatılmaz.Gül kırmızısı bir kapı seçtim aşka.
Yürek evime gönül kapını açmanı bekledim. Bekledim açılmamış olan kapını.
-Yüzüme kapı bir kez kapatıldı.Kapanmayan bir yaranın boyası olarak kaldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!