Karşılıklı seni içmeye davetkar bir hayalin peşindeyim.Pişmanlığımı öldüren senli kavuşmalar kahrını kağıdını sarıp dağ ceylanına verdi.
Şimdi meçhul ve kendine meşhur alıp kaçmaların dirheminde çoğullanıyorum.
-Gürüldüyor yaryüzü. Damla damla sen iniyor sevi nadaslarıma.
-Kalk diyor huzur: Buhura, oradan yağmura, yağmurdan sonra kesin yarin gözyaşları vardır.
-Elbet sevginin de alnına isabet bir damlası.Ki bir damlaya ömür verilir.Her şey bir damlayla başlamıyor mu? Sen dağın yüreğinden akan pınar mı bekliyorsun.Pınarların ağzı çok soğuktur.Sen soğuya dayanamazsın ki.
-Edep aktı sınırına doğru.Bir güzelin başkenti edeptir.Bu yüzden başkentinde yaşamaya karar verdim. Bu yüzden hala dağlayan yüreğim sende.
-Yüreğimde kabarcıkların var. Hangi hüznün pınarından aktı bilmiyorum. Damlalarına kadar yıkandı hicranım. Usumun yırtık pırtıkları arasında anlatamadıklarım direnir.
-Ateşin içimde kendi gergefini serer küllere.Küllerin kulluğu başlar yaktığın yüreğimde.
Yine komşuyuz senle yine yakınız.Esefle kınama beni. Bırak nefes alsın gönlüm. Bırak kanasın yüreğim.Bırak yazılsın bahtının aşk mecraları.
Bırak kanasın sen halim.
-
nazlıcan 'a (ithaf)
Çığlığın çığından kurtuldu gidişin
üstüme üstüme dünyalar düştü
senden damlalı yağmurun selinde
kil utandı
yağmurla gönderdim sana yağmayana yağmurlarımı
her damla sana haber vereceklerdi
geldi mi
aldın mı
yagmurla beraber aldım ıslandım
ılık ılık ve her gönüle bir balık gibi
Yağmurun son damlasında gördüm seni
>Aynalara söyledim sensizliğin ölümcül olduğunu
>Günler bunu duydu ve ben her gün sana güneş,
>Mutluluğun tam kalbinde aşk ile aşk arasında
>Umutsuzca kalakaldım aşk ile aşk arasında
>Ruhun bana deniz olmak için akarken sen beklerken
Sırlara sırrını açan açılmaz kapıların aşk ağzısın
Yaşanmışlığın simyasında seni bulur öz benlik
kader doğrusunda toplar işlemsiz sevilerim
düşlerine düşer kavım sonrası aşka yangın
aşk şavkında dirençlerini toplar geliş
Duasız üşürmüş yalnızlık pırtısı. Sen içimde çoğalan pılım pırtımsın. Sen üşüme,özlemim, dualarım, sevgim, bekleyişim sana ısıtıcı kalsın.
*Sen tinsel yatağındasın.Işıklar söndü. Gözlerin aydınlığımızın ilk adımı. Sarılmak istemek bestesi içimde okundu.
Yoktun.
Krizantem kokulu hasretin bayılttı.Bir bahar aşuresi gibi içimde karışık hisler toplandı.
Kabuslarımın zikzaklarını oynayan kendine yabancı arzular şelalesi aktı erkek beynimden. Hormonlarıma kadar tesir etti.İç içe bükey hücrelerime kadar indi kaderin.
-Ayrılık emziğini ağzına alan İblistim sanki.
kırılıp savrulduğun yer meçhuldur-adresi belli değil kaybolursun
künyesi olmayan bir neferin kalbi olur
isimsiz mezarlarda ve ilgisiz gitmelerde
kayıpsız bir gidişin künyesinde şevkimin penceresi açıldı
baş ucunda yedi yabancı sesler nefesler
isimsiz ve işsiz yürek erleri beni sana ucuruyorlar
'her gören göğsüme taksam seni der-kimi ateş gibi yaktın beni der-kimi billur bakışından söz eder......KİMBİLİR'
ahım gökyüzüne ulaşır, yağmurumsu bir hisleniş yağar
adım eylül hazan mevsiminin yağmur yüreklisi
.
bu mevsim kurak
hassas bir ruhun zedelenişine avcıyken tükenmişliğimin vicdanı esişi bitirdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!