Çocuk iken büyüdük,
İzin verdin yürüdük,
Halden hale büründük,
Olduk, piştik Allah’ım.
Fitne fesat takmadan,
Dağların üstüne dağlar konulmuş,
Yıldızlar içine çağlar oyulmuş,
Gözler şimşek şimşek kalpler vurulmuş,
Desem de hayatın sonu var çocuk.
Kuantum düzüne yağmurlar yağsa,
Nil üstünde Musa’dan yankı veren sesteyiz,
İsa’nın üflendiği o kutsal nefesteyiz.
Süleyman makamında Davud’un gözleriyiz ,
Hızır’dan ilham alan canların sözleriyiz.
Üç öğünde ekmek gibi yesem de,
Lafınla hikmetin ayrı sultanım,
Aylardan ayırsam gücük desem de,
Adınla izzettin farklı sultanım.
Bir nefes çekersin şöyle derinden,
Keneden betersin desem mi sülük,
Yılan soyundan mı bilmem ki hödük.
Hasan yem olacak bunlar kurtlara,
Biz her şahlananı inerken gördük.
Hasan Arpacı,2017,Üsküdar
Aşk biterse,
Sevgi felç olur.
Sevgi biterse,
İlgi yük olur.
Hele hak hukuk orta da kalırsa,
Birisi mağdur,
Çocuğun elinde bir gül gibi,
Koklayasın gelir...
Sevgilinin başında sümbül gibi,
Okşayasın gelir...
Bazen rüyaların ağır basar,
Rengini zambaktan alan saçların,
Büklüm büklüm olmuş yüzüne düşmüş.
Sümbül gibi kaşlar gözler üstünde,
Kirpiklere bakıp resmine küsmüş.
Bahar geldi çiçeklerde,
Sümbüllerde seni gördüm.
Yeşil tonlu dileklerde,
Bülbüllerde seni gördüm.
Turkuazın renklerinde,
Turnalar;karalı,allı turnalar,
Gidin kös dağına yeşiller vardır.
Kanatlar ipekten telli turnalar,
Varın kaz dağına bülbüller vardır.
Şimdi bahar gelmiş çiçekler açmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!