Bitmeyen davanın tam ortasında
Dinmeyen sızılar ata yurdumda
Türkün kutsal tanrı dağında
Acıdan başka bir şey yok yurdumda
Senelerce söylenir o acı türküler
Emre benim soy ağacım
Derdime derman ilacım
Sümeyye sultan kızım
Zeynep benim cihanım
Rana benim ceylanım
Ben bir rüya gördüm ki, oldum divane,
Şarabı içmiş sarhoş gezene döndüm.
Aşk şarabı içerken olmaz bahane,
Aşkından çöle düşmüş gezene döndüm.
Görünce Leyla’yı aşka boyandım,
Alevi’si, Sünni’si hepimiz Muhammet ümmetiyiz
O Ali’ki bizim canımız İnananın ilim olan kapısı
Hasan, Hüseyin yüreğimizi yakan ciğer paremiz
Ayrılığa son verelim Hz. Muhammet’in ümmetiyiz
Kerbala içimizde durmadan kanayan yaramız
Aramıza girmiş dağlar sırası
Yüreğimdeki hasret yarası
Kor olsun uzak gurbet burası
Bu yavru anam sesine hasret
Nasıl özledim bilsen de seni
Bu vatan toprağını kucakla.
Senin geçmişin geleceğin bu toprakta.
Bu toprağa düşmüş olan erin.
Onlar sağlamıştır istikbalin.
Onlar göçmüş olsa da ruhları.
Koruru vatanı ruhaniyetleri.
sular çağlar derelerinden
kekik kokusu dağlarından
yiğitlerin er meydanından
ses gelir yurdun her yanından
bu türkün yurdu Anadolu
Sen benim için en büyük zenginlik
Yaşadığım seninle en güzel güzellik
Seninle olduğum an büyük mutluluk.
Bundan büyük bir zenginlik olmaz ki.....
Yalanla dolanla geçti koca yedi yıl
Millet düne küskün yarına küskün
Nerede mutluluk her yerde hüzün
Bu Hayata küskün devrana küskün
Halil ÇOLAK 25.04.2010
Yetmişikibin alemde sırlar gizlenir
Her iki omzundaki ile insan izlenir
İman nuru ile de gönüller bezenir
Yunus gibi dost yolu da gözlerim
Tabduk gibi gönül dostları ararım




-
Muammer Karacaoğlan
Tüm YorumlarYAZMIŞ OLDUĞUN ŞİİR İÇİN SANA YÜZLERCE BİNLERCE TEŞEKKÜRLER