AĞLAMA ÇOCUK
Televizyon denen dev bir buluşun
Penceresinden dünyaya bakıyorsunuz
Akıl, mantıkla izah edilemeyen olaylar
Görüyorsunuz, çocuklar
Bakıyorsunuz çocuklar öldürülüyor
AĞLAMA; NE OLUR AĞLAMA
Ne olur ağlama çocuğum.
Daha önünde dolu yıllar var.
Ne oyuncakların kırılacak daha,
Tuttuğun nice dallar.
Bu gün koşarken yorulan ayakların,
ALBÜME BAKARKEN
Açılınca albümün yaprakları
Resimler serilir gözlerimizin önüne
Kimi sarma dolaş, kimi el ele
Sanki el sallarlar geçmişten geleceğe
ALIŞACAKSIN GÖNÜL
Gün gelir;
Kapıların açılmaz olur
Telefonların günlerce susar çalmaz olur
Yaz olur kış olur, yıllar geçer
Ağır, ağır sonbahar gelir
AH ULAN FELEK
Eşimle karar verdik;
Torunlarımıza, İstanbul’un
Tarihi ve turistik yerlerini gezdirecektik
Hem de bu bahaneyle biz de gezip
Eşimizi, dostumuzu, hısım, akrabaları ziyaret Edecektik..
AKLIMA DÜŞÜNCE
Durgun suya atılan bir taş misali
Aklıma düşerse bir problem,
Daire şeklinde genişleyen dalgalar gibi
Dalga, dalga yayılar beynimde
Sonra çarpar beynimin en geniş düşünce
ANILAR
Anılar geliyor aklıma
Sanki bir iğnenin batışı gibi
İçimi acıtıyor.
Bazıları mıh gibi
Yüreğime çakılı
ANIZLAR ÜSTÜDE
YÜRÜYORUM
Tırpan ile biçilmiş tarlalar
Ayaklar yalın ayak
Yürüyorum anızlar üstünde
Pıtraklar aman vermiyor
ANLAT
içim sıkılıyor, içim
ne biliyorsan haydi anlat bana
günlük olaylardan; terörden
tasalarım var içimde, kuşkularım
anlat; dök boşalt biraz yükün insin
ANNE BEN GELDİM
Anne ben geldim uzak yollardan
O uzak yolların tozu çamuru
Üstüm başım perişan, ter akıyor anlımdan
Hava sıcak yaya geldim taa kazadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!