AH! O ANALAR
Oyun oynardık harmanlarda
Tot çevirirdik köy meydanlarında
Güreş tutardık çimenlerde
İnadına iddialı, inadına hırslı
Öylesine kaptırırdık kendimizi oyuna
AĞLAMA; NE OLUR AĞLAMA
Ne olur ağlama çocuğum.
Daha önünde dolu yıllar var.
Ne oyuncakların kırılacak daha,
Tuttuğun nice dallar.
Bu gün koşarken yorulan ayakların,
ALBÜME BAKARKEN
Açılınca albümün yaprakları
Resimler serilir gözlerimizin önüne
Kimi sarma dolaş, kimi el ele
Sanki el sallarlar geçmişten geleceğe
AH ULAN FELEK
Eşimle karar verdik;
Torunlarımıza, İstanbul’un
Tarihi ve turistik yerlerini gezdirecektik
Hem de bu bahaneyle biz de gezip
Eşimizi, dostumuzu, hısım, akrabaları ziyaret Edecektik..
AKLIMA DÜŞÜNCE
Durgun suya atılan bir taş misali
Aklıma düşerse bir problem,
Daire şeklinde genişleyen dalgalar gibi
Dalga, dalga yayılar beynimde
Sonra çarpar beynimin en geniş düşünce
ALIŞACAKSIN GÖNÜL
Gün gelir;
Kapıların açılmaz olur
Telefonların günlerce susar çalmaz olur
Yaz olur kış olur, yıllar geçer
Ağır, ağır sonbahar gelir
BAŞKALARIN HATIRASI
SAYGISIZLIK YAPAN ADİ İNSANLARA
Gitmekle gidilmez ki;
Arkanda gönlün kalır
Anıların kalır, hatıraların kalır;
Bir takım yaşanmış; acı tatlı
AŞIK VEYSEL'E
ZORUMA GİDİYOR
Veysel baba,
Dost dost diye sarıldığım
En sadık yarim diye bağlandığım,
BESTE GÜNE
Boncuk gibi gözlerinle
Odaklanınca bir yere
Başlarsın tatlı tatlı
Gülmeye
BIRAKIN
Bırakın güneş aydınlatsın evreni
Bırakın çocuklar güneşte oynasın
Artık silahlar sussun,çocukların suçu ne
Artık bebeler ölmesin
Artık savaşlar bitsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!