Duvardaki saatler yıldırım hızıyla koşmaya devam ediyor
On dakika mı desem, bir saat mi kaldı gidiyorum
Dur diyorum içimdeki bitmeyen özleyiş, sonsuz arzulara
Yıllardır yorgun, kopmamak için direniyor elim kolum.
Yelkovan bir tüy hafifliği ile dakikaları aşıp geçiyor
Sen mabetimin en bakiri
El değmemiş güzeli
Ezelden bir efsunla bağlamadın mı beni
Ukte gibi sarıvermedin mi bedenimi
Kim demiş seni severken başka bir güzeli özlediğimi.
Bayramları hatırlıyorum
Daha dün gibi!
Atlı karıncalar çocuk sesleriyle çınlıyordu
Midemiz bayram ediyordu vücudumuzla
Kapılar tek tek çalınıyor
Öpülesi eller bükülüyor
Bu akşam bana bir sorun, bin anlatayım
Meğer aşk biterken kurşuniye dönermiş buralarda
Sessizliği parçalıyor benden uzaklaşan adımların
Ben de sen diye şişelere sarılırım bundan sonra.
Sığındığım masalar ayık kaldı,ben kendimden utandım
Tasımızı tarağımızı toplayıp
Kapıyı yavaşça çekip
Gitmeliyiz artık bu şehirden
Erkenden.
Belkis Hanım'ın horozları ötmeden
Ne çok sırrımızı paylaştık birbirimizin
Ağlaman gerekenlere güler geçerdin
Bana sürekli suzi quatro derdin
Bildiğin gibi olsun be İbrahim.
Naif bir gülüşün vardı, derin gamzelerin
Onlar hep üşürler
Issız gecelerde kimbilir kaç kere ölürler
Kafalarında geçmiş yok, gelecek yok
Çok düşüncesizler.
Onlar hep gülüşürler
Ben ıhlamur ağaçlarının buruk kokusuydum
Hanımelinin narin vücudunda buluştum
Çam sakızı çoban armağanı oldum
Bir akşam yastığının üstüne kondum.
Yoruldum
Önce günün beti benzi soldu
Gözlerin, dudakların çizgileri yavaşça kayboldu
Sonra ayaklar çekildi, eller buz gibi soğudu
İşte dedim gece oldu.
Sayısız genleri çoğalttı gecelerin soyu




-
Gülay Aruç
-
Salim Erben
Tüm Yorumlar4 Temmuz 2010 tarihinde bilinmeyen bir neden ile, sayfamdaki hiç bir şiirime girilememiş, şiirlerim görüntülenemiştir.
Şiir dostlarıma bildirir, saygılarımı sunarım.
Gülay Aruç.
gülay aruç yazdıgım korumlar sayfana kayıt olmuyor üzgünüm