Ne yağmurum varsa, döküyorum giderken..
Görünmeyen acılarımdan, can çekişiyorum.
Kollarım omuzlarıma, bedenim dizlerime yük oluyor..
Kitap ayraçlarına takılmış virgülleri toplayıp,
Küçük harflerle başlayan, şiirler döküyorum gözlerimden.
Gidişine kalıyorum sevgili,
Açık çay renginde kızılın,
Gün batımını izliyorum.
Gün geceye, ben yerin dibine batıyorum..
Gittiğini gördüm.
Gözlerim karlanmış televizyon gibi
ne gördüğünü anlamıyordu.
Uzaklaşan bir karartı canımı kayalara çarpa çarpa bedenimden ayırıyordu.
Kulaklarım ibresi kaymış bir radyo gibi
duyduklarını idrak etmeye çalışıyor,
Yadelleri bırakıp, sürurunla dönersen
Yolundan dikenleri, bende biçerim birgün
Sevda yağmurlarından, aşk sunmayı denersen
Yağdır avuçlarından , bende içerim birgün
Göğümün Sol Yanı,
Adını koyamadığım değil
adını unutamadığım
Ne zamandır içimde bir telaştır
gönlümün sol yanından sevgiler
Aramızda anlaşılmayan ne vardı?
Engin miydi, yüksek mi gönül duvarı?
İlk tuğlayı kim koydu?
Nasıl sıvadı betonu soğuk elleriyle?
Tutsak olduk kendi duvarlarımızın ardında.
Yağmur sonrası,
yaprağın güneşte kuruma mesafesi gibiydi
vuslat..
Hiç bir fidanın dalına kelebekler konmaz,
hep kuşların yükünü çekerdi minik kolları..
Çiçekli Bir merdiven dayadım gökyüzüne
Yıldız kümelerinden topladım şiirleri
İnci sözleri serpiştirip o güzel insanlara
Koşmak kırları yeşil bahara
Ve aşk ısmarlamak tenleri çiçeklere .
Bakışı gülü vezir, bülbülü kahya eder
Sakın söylemez deme, gözler de yalan söyler
Yeminleri o eder, bedeli gönlün öder
Sakın söylemez deme, sözler de yalan söyler
GÖZLERİM
Vezir mi rezil mi bilemem ama
Şaşmıştı kıbleyi deli gözlerim
Tek cümle etmeyi dilemem ama
Şiirin şarkının dili gözlerim




-
Hazan Gülü Fatoş
-
Adem İrhan
-
Adem İrhan
Tüm YorumlarYüreğin duyguların hiç incinmesin inşallah melek saiirem ??
Gönül renginiz solmasın.
Gönül renginiz solmasın.