Simsiyah perdeni kaldır aradan
Gönlüne açılan camın olayım
Ellerim semâda görür yaradan
Tavanı akmayan damın olayım
Yok olur giderim beni hor görme
Yaram kabuk bağlamaz, alnımda kanlı terim
Huzurla şifa bulup, ter’de silemez miyim
İçime attıklarım, anlatılmaz bir terim
İçim içimi yiyen , sır’da bilemez miyim?
Sorma bana ne kadar öldün diye,
Ben seni başkasını severken gördüm.
Daha ne kadar ölebilirdim ki?
Sahip olduğum her şeyi
Bir gecede kaybettim ben.
Birileri söylesin
neden hâlâ bulunamadı büyümemenin formülü.
Dallarımdan takvim yaprakları kopuyor.
Boyum uzarken içim içime kısalıyor.
Ölüme çare değil ama büyümeye belki.
Hazanda kurusa da, dökülse de yapraklar
Sen diye kokladığım, güller sana dönüyor
Bir meçhule yürürken, şahidimdir topraklar
Hangi yana gittiysem, yollar sana dönüyor
Kapatma gözlerini!
Nedir seni utandıran?
Gülüşüme mi dargınsın?
Yoksa nankörlüğünü mü saklarsın?
Görmekten mi,
SEN BAŞKASINA
Ben kendimi aşkın leylası sandım
Hep çöllerden sordum bu aşkı sana
Mecnunun ateşi yaktıkça yandım
Sürükledim yordum bu aşkı sana
Bir gönül hasreti yüreğimden dökülen.
İç çekişini duydum bu şehrin sen yokken,
Kimin yokluğu böyle üzebilir ki dedim.
Ardında acını unuttun, bendeki seni götürürken..
Sen dur İstanbul!
Sen gitmiştin;
Bilmem kaçıncı saniyede, kaç yıl geçti.
Başım öne eğildi,
Gidişini izleyen gözlerim, Kaldıramadı gerçekleri.
Vardır bir yolu gülümsemenin ama,
SENİN OLSUN
Üzülmeyim diye mi, süslü sözler sarf etmen
Kırıp dökse de sözün, sadesi senin olsun
Sunduğun kadeh ile, hislerimi zarf etmen
Düştüğüm narı aşkın, badesi senin olsun




-
Renkligözlükedi Gölge
-
Hazan Gülü Fatoş
-
Adem İrhan
Tüm YorumlarRabb'im her daim karşınıza Yüreği yüreğinize denk insanlar çıkartması temennisiyle , kaleminize sağlık olur inşallah.
Yüreğin duyguların hiç incinmesin inşallah melek saiirem ??
Gönül renginiz solmasın.