zaman bu ne acele kırmızıda dur biraz
çok yaşayana bile aslında bir ömür az
yazılmamış şiirler söylenmemiş şarkılar
yaşanmamış aşklar var sımsıcacık karbeyaz
(nisan ‘01)
yemeğe çağırdım dostları
kem küm ettiler
allah ne verdiyse dedim.
işe bakın ki tam takır dolap
ne zırnık et var ne kılçık balık
su..
yokluğu canlılığın en büyük kabusu!
her şeyin oluştuğu ilk maddenin,
hidrojenin, oksijenle birleşip yaptıkları yavrusu!
su..
'... çiftliğinde yirmi kedi yaşar
miyau miyau diye bağırır
çiftliğinde soner baba'nın..'
mırlarlar hırlarlar
ve sürekli uyurlar
nerde koltuk minder sehpa varsa
senin için şiirler yazmayacağım artık
şarkılar söylemek yok kolkola sallanarak
fotoğraflara da bakmayacağım öyle sık sık
bıktım dar ve loş odalardan tavanı basık
doğada gezeceğim çiçekle ballanarak
oy verdik
soy anladılar sanırım
soyulduk
artık oy vermem
koy anlayabilirler
aptal o ki koşar aşkın peşinden
akıllı kendini sevene gider
sonunda hep âşık terkedilirken
mâşuk hiç şüphesiz kendi terkeder
alevdir sevgili parlayan çeken
minicik ellerim
minicik burnum kulaklarım
kocaman gözlerim vardı
ve kocaman sorularım
sora sora büyüdüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!