üsküdar’a gider iken
yağınca yağmur
harem’de kalmış kâtibim
gözleri mahmur
(24 aralık ’06)
bir güzele güzel demem
yüzünü duru görmeden
sıvalama boyar teni
yirmiye bile gelmeden
spor yapmaz gece yatmaz
denizin sahille öpüştüğü yerde bir masa
sen bir de ben başka kimse olmasa
ne farkeder beyaz örtü ve rakı
hatta kadeh boşalıp da dolmasa
önlemek zor gün denize dalacak
bir dönem
naylon ihracat patlamıştı
özal’ın uyanıkları
prens filan olmuş
sınıf atlamıştı
kıran mı dadandı akla izana
ortalık toz duman göremiyorum
toptan bozuk süt mü emdik biz ana?
hepten mi delirdik bilemiyorum
darbeciler dinci tarikatçılar
boğazdan geçiyor savaş gemileri
hepsi iri
hepsi gri
hüzün ve ölüm taşımakta her biri
tezat güzelim mavi denize
güçlü
ve adil
ve zarif
ve kontrollü olmak
gücü çıkar için kullanmamak
güçsüzlükten de güç




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!