Nedir bu bitmeyen intizâr, bu tükenmez ıstırap
Hangi vuslatın hayâliyle geçer ömür, söner mi bu azap
Her muhabbetin nihâyeti kavuşmak değildir cihanda
Kimi aşklar mahkûm olur ebedî bir hicranda
Derler ki cânânın bulunduğu yerde mevt mukadder
Sensiz geçen her dem, bin ölümden beter
Ne korkarım ecelden ne toprağın soğuk sinesinden
Ben asıl korkarım adının silinmesinden hafızamdan, gönlümden
Hangi günahın bedelidir bu firkat, bu bitmeyen zevâl
Hangi duanın cevabıdır gönlümde kopan bu suâl
Bir çift göz uğruna bütün cihanı fedâ etmişken
Niçin bütün cihan düşman kesildi seni sevmişken
Bir şeb-i hicranda adını fısıldadım semâya
Yıldızlar şâhit oldu gönlümdeki bitmez davaya
Ay saklandı bulutların ardına, gece sustu derinden
Ben yine seni yazdım kaderin kanlı defterinden
Bilmezsin kaç ömür gizlidir içimdeki bir âhta
Kaç mahşer kopar sessizce her gece bu gönülde
Dokuz ömrüm olsa yedisini uğruna fedâ eylerim
Birini seni aramakla, sonuncusunu kavuşmaya saklarım
Ne cennet isterim sensiz ne kevserden bir yudum
Senin olmadığın saadette nedir benim umudum
Varsın cehennem olsun yolum, yansın bu nâçiz beden
Bir kez elin elime değsin, razıyım bin kıyamete yeniden
Derler ki ölümün olduğu yerde nihâyet vardır
Lâkin her nihâyetin ardında bir vuslat ihtimali saklıdır
Eğer ölümün olduğu yerde sana kavuşmak varsa
Bırakın ecel kapımı çalsın, benim kıyametim de vuslatım da oradadır.
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 22:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!