gece çökerken şehrin omuzlarına
herkes evine dönerken ben sana dönüyorum
yokluğuna yani
en kalabalık yalnızlık orası çünkü
senin kokun kalmış bazı sokaklarda
Bir vakitler seni, gecenin en karanlık yerinde
adını söylemeden anlayan biri sandım;
çünkü bazı insanlar konuşmadan da sevilir,
bazı yaralar dokunmadan da kanar.
Ben sana kalbimin en sessiz tarafını verdim,
sen onu bir gün dönüp bakmayacağın
Üç yıl geçti sanırdım meğer zaman yalnızca geçmiş
Ben seni unutmayı değil sensiz yaşamayı öğrenmişim
Adını anmadığım gecelerde içimden sana seslenmişim
Meğer ben seni değil kendimdeki seni özlemişim
Bir zamanlar kısacık bir hikâyeydin ömrümde
Şimdi üç yılın hasreti bir gecede düğümlenmiş göğsümde
Bir gün dönecek diye bıraktım kapıyı aralık
Rüzgâr girsin dedim sesin gelir belki ardından
Geceyi bölmedim
Sabahı uyandırmadım
Adını kalbimin içinde sessizce taşıdım
Nedir bu bitmeyen intizâr, bu tükenmez ıstırap
Hangi vuslatın hayâliyle geçer ömür, söner mi bu azap
Her muhabbetin nihâyeti kavuşmak değildir cihanda
Kimi aşklar mahkûm olur ebedî bir hicranda
Derler ki cânânın bulunduğu yerde mevt mukadder
Sensiz geçen her dem, bin ölümden beter
Üç yılın hicranı çöktü dün gece sîneme
Bir sesin dokundu, yaş yürüdü çeşm-i terime
Ben seni unutmuş sanırdım, meğer aldanmışım
Adını gömmüşüm zamana, kendimi kandırmışım
Bir lahza işittim sesini, devr-i zaman durdu
Gönlümün susturduğu ne varsa birden dile geldi
Senin gönlün dâima meshûr ve müsahhardır, mâzursun,
Gamın ne olduğunu aslâ bilmedin, mâzursun,
Ben sensiz bin gece kan yuttum,
Sen bir gece sensiz kalmadın, mâzursun.
Bir ömrü sükût ile geçirdim, mâzursun,
Bir insanı sevmek bazen bir ömre sürgün yemektir.
Adını anınca boğazında düğümlenen şeyin aşk mı, yoksa eksik kalmış bir hayat mı olduğunu anlayamazsın.
Senin için, eski şairlerin gecelerine yaslanacak kadar ağır bir şiir yazdım.
Gittiğin bütün yolları ezberledim ben,
hangi kaldırımda yavaşladığını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!